UMUT ÇİÇEĞİMbu kışta üşüyorum.
kimbilir kaç kış daha üşüyeceğim.
sana yanacağım bu yazda.
ve kim bilir kaç yaz daha.
kaç bahar seni açacak bütün çiçekler,
senden uçacak bütün böcekler.
arılar seni koyacak kovanlarına,
kaç ülke gezecek seni göçmen kuşlar...
ama sen hep umut çiçeğim olacaksın.
yaşayacağız yaşlanacağız seninle.
sürekli değişen dünyamda değişmeyecek tek gerçeğim olacaksın ömür boyu.
Resim kaynağı Aşk nedir? dediler Mansur'a. Sabredip bekleyin dedi.
Üç güne varmaz görürsünüz. Önce kollarını ayaklarını kestiler
Her uzvu Aşk dedi. Astılar, bedenini o yine Aşk dedi.
Yakıp küllerini nehre saçtılar
Her bir zerresi Aşk ile Enel-Hak dedi."
MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI
Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.
Mustafa Kemal´in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.
Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden.
İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alnı yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.
Durdu birdenbire kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur,
Nasıl dururdu Mustafa Kemal´in kağnısı?
Kahroldu Elifçik düşünceden düşünceden.
Aman kocabaş, ayağını öpeyim kocabaş,
Vür beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.
Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal´in kağnısı bacım?
Kocabaş´ın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.
Gökyüzünde bir bulut olayım
Yağmur olup yeryüzüne yağayım.
Gönül bahçende bir gül olayım
Sen görmeden ben açayım.
Kırlarda lale, sümbül olayım
Etrafına kokularım saçağım.
Özgürce uçan bir kuş olayım
Gelip pencerene konayım.
Sana aşk şarkıları okuyayım
Bırak da hiç susmayayım.
Kalbimin kapısını sana açayım
Gönül bahçemden sevgi saçayım.
Ben bu aşkta hep olayım
Gönül bahçene ulaşayım.
Senden uzaklarda olmayayım
Kalbinin baş köşesinde olayım
Hani gülüşün var ya,
çiçekleri bile kıskandıran.
Hani gözlerin var ya,
yağmur damlası gibi yıldızları kıskandıran.
Hani seviyorum degişin var ya,
beni her gün uzaklarda mutlu eden.....
Bu Sevdanin Dalinda Hep Yanmaya Mi Yemin'in
Erken Gelen Hazanada Hep Solmaya Mi Yeminin ?
Bulutlarda Yansin Diye Adini Dağlara Verdim
Toprağa Anlatsin Diye Sesimi Sulara Verdim
Her Mevsim Uyansin Diye Sevdami Bahara Verdim
Dört yana Savrulsun Diye kokunu Rüzgara Verdim
Bu Sevdanin Kapisini Hep Calmaya Mi Yeminin
Yanan Kalbimin Ahını Hep Almaya Mi Yeminin
Hayat akıp giderken,
Düşler birer birer biterken,
Ben kendime bir dal ararken,
Seni buldum DOSTUM.
Şimdi çok mutluyum.
Hatta uçuyorum.
Adeta kendimi,
Bir cennette sanıyorum.
İyiki varsın bitanem,
İyiki yumuşak kalbin var,
Denizler kadar derin,
Güzel gözlerin var.
Ben seninle olmaktan,
Seninle dertleşmekten,
Seninle gülmekten,
İnan çok mutluyum.
Bu dönüp duran küp'e dokununca dilediğim karesinde kalıyor , Hatta hangi yöne çevirirsem o yönde devam ediyor dönmeye, deneyin göreceksiniz sizde.Ama yaşam öyle değil değil mi?Sonsuza dek yalnızca hatırlamak istediklerinde kalamıyor insan.Olmuyor değil mi?Belki bu nedenle her karesini gelecekte bir gün baktıkça Gülümseyecek şekilde yaşamalı...Sen yapabiliyor musun diye soranlara;Kendi repliklerime karar verebilsemde,Karşımdakilerinkine müdahale hakkım yok yazık ki...Ama deniyorum,Denediyimse tabiki sadece, Kendi şarkımı söyleyebilmek olabildiğince...
ÖNCE, SONRA, ŞİMDİ...Tarihe bakmaya korkuyorum… Ne kadar çok geçmiş olabileceğini anlamaktan korkuyorum. Hala bir sabah ansızın gördüğüm bu kâbusun bitmesini diliyorum belki. Yarının bilinmezliği bugünün boşluğunu büyütüyor…Sonra bir gün korkularımdan arınmayı öğreniyorum… O büyük boşluğu kendimle dolduruyorum, kendimde ki herşeyle, ne kadar çok olduğumu fark ediyorum, daha da büyüyorum. Şimdi artık istesen de doldurabileceğin bir boşluk kalmadı içimde…
:) Kardeşlerin en şirini Şahin Kardeşim o senin kendi güzelliğin...
Eğer sen istemeseydin ben sana birşey öğretemezdim ;)
Sonra bir gün korkularımdan arınmayı öğreniyorum… O büyük boşluğu kendimle dolduruyorum, kendimde ki herşeyle, ne kadar çok olduğumu fark ediyorum, daha da büyüyorum.
Şimdi artık istesen de doldurabileceğin bir boşluk kalmadı içimde…
Sevmek de Hoş Sevilmek deAldırmadan derde gama
Sevmek de hoş sevilmek de
Dünya fani derler amma
Sevmek de hoş sevilmek de
Husumet def olup gitsin
Hoşgörü her şeye yetsin
Haset,nefret,öfke bitsin
Sevmek de hoş sevilmek de
Asıla edersek rücu
Elbet kaçmaz ipin ucu
Ayırmadan şucu bucu
Sevmek de hoş sevilmek de
Can cananı bulsun artık
Herkes nasib alsın artık
Parolamız olsun artık
Sevmek de hoş sevilmek de
Soruyorsan gaye nedir
Atan kalbe aşk aşk dedir
Bu his Hak'tan hediyedir
Sevmek de hoş sevilmek de
Azrail kapıyı çalsa
Benzimiz sararsa solsa
Bir nefeslik ömür kalsa
Sevmek de hoş sevilmek de
Sevgi güldür amma solmaz
Sevenin vadesi dolmaz
Sevemeyen adam olmaz
Sevmek de hoş sevilmek de
firaset;115074 wrote:
Aşk Neydi!?Aşk; kendini unutmaktı...Aynada O’nu görmek,yürekte O’nu bulmaktı...Kimsin diye sorduğunda Sen diyebilmekti...Bir tek SEN..
Aşkı Çok güzel tasvir etmiş şiirin Kardeşim...
Eline sağlık...
Aşk iki kalbin birleşip birlikte atmasıdır... Aşk tek vücut olmadır..
firaset;115074 wrote:Aşk Neydi!?Aşk; kendini unutmaktı...Aynada O’nu görmek,yürekte O’nu bulmaktı...Kimsin diye sorduğunda Sen diyebilmekti... Bir tek SEN..
Siradan sabahlarin mahmurluguna alismislar için, bir safak vakti aniden geçmisinden ve bugününden vazgeçmek, ve içinde her nasilsa saklamayi basarmis bir yarin heyecaninin kanadina tutunarak havalanmak cesaret ister. Kurulu düzen öylesine rahat, öylesine huzur doludur ki, ruhuna gömülü çocugu, yillarca kininda beklemis keskin bir kiliç gibi uyandirip dort nala ilerlemek, yaman bir karara dönüsür. Zordur insanin onca zaman bunca emekle kurdugu ne varsa hiçe sayip, maglup ama magrur bir komutan edasiyla yeni seferlere niyetlenmesi... Bugüne yenik düsenler, yarini sadece hos bir hayal olarak düsleyip, dünde yasarlar. Bedel ödemeyi göze alanlar ise, yelkenleri atlastan gemilerle, arkalarinda külden köprüler birakarak, meçhul bir istikbale dogru dümen kirarlar.... Yikilan sirat köprüsüdür.... Geçer ve orada kalirsiniz: cennetse cennet, cehennemse cehennem... Dönüsü yoktur....
Ve yolculuk devam ediyor.
Zira ölüm son değildir.
Şimdi bir köprü çıkmıştır yolumuza:
"Sırat köprüsü."
Ne var ki bu köprüde gideceği yönü önceden kendisi belirlemiştir.
"Nasıl bir hayat yaşıyorsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle de haşr olunursunuz." Bizlere böyle bir uyarı da gelmişti
O Yüce İnsan'dan.
Öyleyse sorun yoktu:
Ya cennet ya cehennem.
Biri olmazsa diğerinin olmayacağı ya da mânasız kalacağı bir gerçek.
Asıl önemli olan ise, bu yolculuğa nasıl nokta koyduğumuzdur.
Kavusmak özgürlükse
Özgürdük Ikimizde
Elleri çiglik çiglik
Yanyana ikidünya
Ikimiz iki dagdan
Iki hirçin su gibi
Akip gelmistik
Bulusmustuk bir kavsakta
Unutmustuk ayriligi
Yok saymistik özlemeyi
Sarkimiza dalmistik
Mutluluk mavi çocuk
Oynardi bahçemizde
Aci çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
O yuvasiz çalikusu
Bense kafeste kanarya
O dolasmis daldan dala
Savurmus yüregini
Ben bölmüsüm yüregimi
Baskaldiran dizelere
Aramakmis oysa sevmek
Özlemekmis oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmis
Düssel bir oyuncagi
Yalanmis hepsi yalan
Yalanmis hepsi yalan
Sevmek diye birsey vardi
Sevmek diye birsey yokmus
Aci çektim günlerce
Aci çektim susarak
Su kisacik konutlukta
Deprem kargasasinda
Yasadim birkaç bin yil
Acilara tutunarak
Aci çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
Acilardan arta kalan
iste bu bakislarimis
Kugu diye gözlerimde
Gün batimi bulutlarmis
Yalanmis hepsi yalan
Yalanmis hepsi yalan
Savrulup gitmek varmis
Ayri yörüngelerde