HAYAL VE ÖTES?
.
Ögretmen ögrencilerine bir kompozisyon ödevi verir.
.
.
Konu ?udur:''geleceginiz ile ilgili dü?üncelerinizi yaz?n?z''
.
.
Bir hafta sonra ögrenciler ödevlerini getirirler.
.
.
Ögretmen tüm ödevleri okur.Ve not verir.
.
.
Can'?n ödevi çok kötüdür.Ve ögretmen s?f?r vermek yerine
.
.
Can'a bir ?ans daha vermek ister.Ve onu yan?na ça??r?r.
.
.
-''Bak o?lum'' der''Ben size gelecek ile ilgili dü?üncelerinizi yaz?n dedim.
.
.
Ama sen hayal ötesi ?eyler yazm??s?n.Tamam z?raat mühendisi olmak isteyi?ine
.
.
bir ?ey demiyorum.Ama büyük malikaneler,büyük çiftlikler,s???r sürüleri,
.
.
kahyalar ve traktör filosu da neyin nesi oluyor.?Al ?u ödevini git biraz daha
.
.
dü?ün ve haftaya düzgün makul bir ödev getir.Aksi halde ödevine s?f?r vermek
.
.
zorunda kalaca??m''
.
.
Can ödevini al?r ve biraz dü?ünür.Bir hafta sonra ayn? ödevini degi?tirmeden
.
.
ögretmenine tekrar verir.Ödevin üzerine k?rm?z? kalemle ?u nutu yazm??t?r.
.
.
-Ögretmenim,ben hayallerimden vazgeçmedim.Siz de notunuzdan vazgeçmeyin.
.
.
HZ. SÜLEYMAN (a.s) ?LE KARINCA
Bir gün Süleyman Peygamber (a.s) bir karincaya bir yillik yiyeceginin miktarini sorar. Karinca da, "Bir bu?day tanesi yerim" diye cevap verir.Cevab?n do?ru olup olmadi?ini kontrol etmek isteyen Süleyman Peygamber (a.s)karincayi bir ?i?eye koyar. Yanina da bir bu?day tanesi koyarak hava alacak ?ekilde ?i?eyi kapatir. Ondan sonra da bir yil bekler. Müddeti dolunca ?i?eyi açti?inda bir de bakar ki karinca bu?day tanesinin yarisini yemi?,yar?s?n? da b?ýrakm??t?r. Kendi kendine meraklan?r. Acaba neden yemedi? Bunun üzerine Hz. Süleyman (a.s) karıncaya buğday tanesini tamamen neden yemedigini sorar. Karınca da, "Daha önce benim yiyecegimi yüce Allah (c.c) verirdi. Ben de O'na güvenerek bir bu?day tanesini tamam olarak yerdim.Çünkü O beni asla unutmaz ve ihmal etmezdi. Fakat bu i?i sen üzerine al?nca do?rusu nihayet bu aciz bir insand?r diye sana pek güvenemedim. Belki beni unutup yiyecegimi ihmal edebilirsin. O yüzden de bir y?ll?k yiyecegimin
yar?s?n? yiyerek, diger yar?s?n? da ertesi y?la b?rakt?m" diye cevap verdi..
ABD'de Massachusetts ?nstitute of Technology'de okuyan bir ö?rencinin tan?k oldu?u bu öykü, bir tez çal??mas?n?n nelere yol açaca??n? göstermesi aç?s?ndan ilginç bir örnek olu?turuyor: .
Bir lisansüstü ögrencisi bir yaz mevsimi süresince her gün üzerine siyah-beyaz çizgili bir ti?ört giyerek Harvard futbol sahas?na gider. .
15 dakika boyunca sahay? biruçtan di?er uca yürüyerek yerlere ku? yemi serper. .
Bu arada cebinden bir hakem düdü?ü çıkart?p öttürür. Ya?mur, çamur demeden hergün ayn? saatte ayn? hareketleri törensel bir ciddiyetle yapar. .
Derken sonbahar gelir, futbol mevsimi ba?lar. Harvard futbol tak?m?n?n ilk maç? oynanacakt?r. .
"COLOR: green; FONT-FAMILY: 'Trebuchet
MS'" Siyah-beyaz ti?örtlü hakem ba?lama düdü?ünü çalar ve o anda olanlar olur. .
"COLOR: green; FONT-FAMILY: 'Trebuchet
MS'" Yüzlerce ku? sahaya hücum eder ve do?al olarak maç ertelenir. Bu arada ö?renci tezini vermi? ve mezun olmu?tur .
Bunlar email adresime geliyor. Sizlerle payla?mak istedim.
Allah?na gurban oldu?um Yavuz sen ne büyük adams?n.Abdurrahman......
> Yavuz Sultan Selim han zaman?nda, ?ran ?ah? k?ymetli mücevherlerle
> süslü bir sand?k hediye gönderiyor. Sand?k aç?l?yor. ?çinden çe?it çe?it de?erli ta?lar, k?ymetli atlas, kadife kuma?lar çık?yor. Fakat bir de pis bir koku yay?l?yor. Deh?et bir koku, herkes burnunu > t?k?yor. .
Neyse en alttaki bohçadan insan pisli?i çık?yooooor.. Yani Osmanl?ya acayip bir hakaret! Cihan padi?ah? emir veriyor, herkes dü?ünsün, buna ince bir ?ekilde cevap vermemiz gerekir. Ve cihan padi?ah? yine çözümü kendisi buluyor. Ayn? ?ekilde de?erli mücevher ve kuma?larla süslü bir sand?k hazırlat?yor. ?çine o zaman?n Osmanl? ?stanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide lokumlardan bir kutu hazırlat?yor, en alt?na da küçük bir pusula ve bir sat?r yaz?, gönderiyor. ?ah sand??? aç?yor. Açt?kça güzel bir koku ve en altta bir kutu lokum. Anlam veremiyorlar tabii. Bizim elçi yiyor önce, sonra oradakilere ikram ediyor. Kutunun içindeki pusulay? ?ah okuyor: Herkes yedi?inden ikram eder!!!!!!!.
Ben senin bilgisayarci olabilme ihtimalini sevdim!
Kasaların keskin kenarlar? bat?yordu
Elimin kesilmeye hazır naz?r yerlerine,
Sonra kablolar çekiyordum,
Kopu?p duran ba?lant?ların iyice yaval olmalarında;
Ne yana baksam etherner
Ve orman san?yordum anakartların yalanc? ye?illi?ini;
Networkler kuruyordum, Workgrouplar yap?yordum;
Dosyalar kopyal?yordum bir bilgisayardan, bir iç bilgisayara
Harddisk' in sesini ba??na koyuyordum, sevdi?im ?ark?ların listesinin;
Sonra çık?yordum Windows' tan
Ve MS-DOS' tan UNIX' e giden
Ömrümün en h?zl?
Ömrümün en yava?
Ömrümün en basit
Ömrümün en sa?lam i?letim sistemini çal??t?r?yordum,
Çünkü sonunda server oluyordum.
Master disk kokuyordun sonunda
Do?uk ve ?ehirler aras? otobüslerde vazgeçtim bilgisayarc? olmaktan
Ve teknik servis çantamda MS-DOS disketleriydi duran
Ben seninle bir gün
IBM' in Ar-Ge departman?nda
Ben seninle sadece bilmek zorunda olanların bildi?i
Bir son kullan?c? bayisinde
Ben seninle A?r? Da??' n?n Van gölü' ne bakan yüzündeki herhangi bir bilgisayar dükkan?nda
Ben seninle bir anakart?n, karma??k co?rafyas?nda kaybolabilme ihtimalini sevdim
Ben senin bilgisayarc? olabilme ihtimalini sevdim...
___________________________________________________________________________
ÇALI?MAK ?Y? B?R?EY OLSAYDI
ÜSTÜNE PARA VERMEZLERD? https://dunyaforum.com/images/smilies/smile [Eksik eski medya kaydı]
D?PLOMAS? D?L? H?KAYES?NE CEVAP/D?PLAMAS? BÖYLE YAPILIR/ÖRNEK .
-Bir bürokrat yoksul bir adami ziyarete gitmis demis ki:.
"senin oglana bir es bulalim, zamani geldi artik.".
-Adam: "ben hayatimda oglumun isine karismadim." demis..
-Bürokrat: " ama demis bu kiz Rahmi Koç'un kizi" deyince.
- Adam: "a aaa ..tamam o zaman" demis ve durumu kabul etmis"
Sonra bizim bürokrat Rahmi Koç'un evine gitmis: " kiziniz için harika bir koca adayi buldum" demis..
-Rahmi Koç sasirarak: " ama benim kizim daha çok küçük" diye itiraz etmis..
-Bürokrat: " ama bu genç adam DüNYA BANKASi'nda baskan yardimcisi" deyince..
-kizin babasi: " a aaa... tamam o zaman" diyerek duruma hemen razi oluvermis.
Sonunda bizim bürokrat DüNYA BANKASi baskanini ziyarete gitmis ve demis ki:.
-"baskanim, size harika bir baskan yardimcisi adayi buldum".
-Baskan: " iyi ama benim zaten ihtiyacimdan fazla yardimcim var" deyince.
-Bürokrat: ama bu Rahmi Koç'un damadi" demis.Baskan da " a aaaa...tamam o zaman" demis..
isteD?PLOMAS? D?L? bunun gibi bir ?eydir....
ÇATLAK.
Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadigi kalin sopanin iki ucuna asili testilerle dereden su tasirmis
evine.. Bu testilerden birinin yan kisminda çatlak varmis...Digeri ise hiç kusursuz ve çatlaksizmis ve her
seferinde bu kusursuz testi adamin doldurdugu suyun tümünü tasir, ulastirirmis eve.. Ama her zaman
boynunda tasidigi testilerden çatlak olani eve yari dolu olarak varirmis. iki sene her gün bu sekilde
geçmis. Adam her iki testiyi suyla doldurmus ama evine vardiginda sadece 1,5 testi su kalirmis...
Tabi ki kusursuz, çatlaksiz testi vazifesini mükemmel yaptigi için çok gururlaniyormus...
Fakat zavalli çatlagi olan kusurlu testi, çok utaniyormus. Doldurulan suyun sadece yarisini eve
ulastirabildigi için de çok üzülüyormus.. iki yilin sonunda bir gün, görevini yapamadigini
düsünen çatlak testi, irmak kenarinda adama söyle demis: "Kendimden utaniyorum. su yanimdaki çatlak
nedeniyle, sular eve gidene kadar akip gidiyor.." Adam gülümseyerek dönmüs testiye; "Göremedin mi? yolun senin tarafinda olan kismi çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafinda hiç yok. Çünkü ben
basindan beri senin kusurunu, çatlagini biliyordum.. Senin tarafina çiçek tohumlari ektim. Ve hergün o
yolda ben su tasirken, sen onlari suladin.. 2 senedir o güzel çiçekleri toplayip, masami süslüyorum. Sen
kusursuz olsaydin, o çatlagin olmasaydi, evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermis.. Hikayeden alacagimiz ders:Her birimizin kendine has kusurlari vardir. Hepimiz
birer çatlak testiyiz.. Fakat sahip oldugumuz bu kusurlar ve çatlaklardir hayatlarimizi ilginç yapan,
mükafatlandiran, renklendiren..Etrafinizdaki her kisiyi, olduklari gibi kabullenin..
Dislarindaki kusurlari degil, içlerindeki güzellikleri görün...Yillar önce Dale Carnegie demisti ki:
"Herkese portakal gelirken, niye bana eksi limon geldi?" diyeceginize, limonunuzla limonata yaparak herkesten farkliligi yasayin....
.
file:///D:/K?TAPLAR/GEN%C7LER%20?%C7?N/Unlulerden%20Hazir%20Cevaplar/hazir_cevap.jpg [Eksik eski medya kaydı] .
file:///D:/K?TAPLAR/GEN%C7LER%20?%C7?N/Unlulerden%20Hazir%20Cevaplar/border [Eksik eski medya kaydı] .
AT NALI U?UR GET?R?R M??
Kad?köy Camiinde vaaz vermekte olan Osman Demirci Hoca'ya:
- Hocam, diye sormu?lar. At nal?n? evimizin kap?s?na asarsak u?ur getirir mi?
- Demirci Hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermi?. O nallardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamç? yiyip duruyorlar..
HAYATI SEYRETMEK
Yazar Kazancakis, bir ihtiyara "neye bak?yorsun?" diye sordu?unda, ihtiyar adam gözlerini akan sudan ay?rmadan ?u cevab? verir:
- Hayat?ma o?lum, ak?p giden hayat?ma..
SELÂMDAK? ?NCEL?K
Muzaffer Ozak Hoca'n?n sahaflar çar??s?ndaki dükkan?na giren bir genç:
- Selâmunaleyküm babal?k... diye selâm verince, hazret selâm? al?r:
- Aleykümselâm kurukalabal?k....
ÖRTÜNMEK ?Ç?N G?Y?NMEK!
?ngiltere Kral? George ile görü?tü?ü s?rada, Gandi'nin üzerinde her zamanki gibi beyaz örtüsü varm??.
Davetten çık?nca, bir gazeteci sormu?:
- K?yafetiniz, bir kralla bulu?mak için yeterli miydi?
Gandi, hiç ald?rmadan cevap vermi?:
- Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi..
HUZUR
Zeynel Âbidin Hazretleri abdest al?rken sapsar? kesilirdi. Sebebini sorduklarında ?u cevab? verdi.
- Kimin huzurunda durdu?umu dü?ünürseniz, sebebini anlars?n?z....
KABR?STAN
Hz. Ali, mezarl??a neden s?k gitti?ini soranlara ?u cevab? vermi?:
- ?ki sebebi var. Anlatt?klar?ma itiraz etmiyorlar ve arkamdan g?ybetimi yapm?yorlar..
ÇINAR A?ACI MAYDANOZUN NES? OLUR?
Selim Gündüzalp, sosyoloji hocalar? olan rahmetli Seyid Ahmet Arvasi'ye:
- Hocam demi?, "insan maymunun geli?mi? ?eklidir" diyorlar. Ne dersiniz?
Seyid Ahmed Arvasi ?u cevab? vermi?:
- O mant??a göre, ç?nar a?ac? da maydanozun geli?mi? ?eklidir..
tuvalet muhabbetleri ( gulme garantili )
Ev i? ya da umumi tuvaletlerde hep
ba??m?za gelir, bu tür konu?malar.
Tuvaletin dolu oldu?unu görerek sorulur
hep?
Ev Hali
- Kim var tuvalette ?"
- Kimi isterdin, Ajda Pekkan m? Cem Y?lmaz m? ?" https://dunyaforum.com/images/smilies/jupi [Eksik eski medya kaydı]
Ne salaks?n ya bu evde iki ki?iyiz.Sen d??ar?da
oldu?una göre burada kim olabilir?
- Aman aman iyi ki bir soru sorduk sanada.Ukala ?ey
- Tuvalette misin?
- Evet.Nas?l anlad?n,Nasadan mi bildirdiler?
- Ne yap?yorsun orada ?
- Hep tüketici oldu?umdan ?ikayet ederdin ya.
Üretime katk?da bulunuyorum.
- Tuvaletten ne zaman çıkars?n?
- Niye ülkenin bana m? ihtiyac? var?
- Ya ne zaman çıkars?n?
- Trafi?e ba?l?.
?? ve Umumi Yerler
- Tuvalet bo? mu?
- H? h? bo?tu ?imdi ben dolduruyorum
- Tuvalet dolumu?
- Evet
- Kim var içeride ?
- Hüseyin abi,Hayri amca birde ben var?m
okeye dördüncü bekliyorduk,gelsene
içeri
- Abi mesai saati bitti art?k çıksan
- Dur be koçum ben fazla mesaiye kal?yorum
- Turhan abi kahveni tazeleyim mi ?
- Ne kahvesi lan tuvaletteyiz be
- Girerken elinde gazete vard?.Bilirim gazete
okurken hep kahve içersin sen ondan didiydim
he he he
- Git ulan i?ine
- Bunca saat ne yap?yon ya tuvalette?
- Borsadaki durumu inceliyom °°°°°,
kab?z olmu?uz dimi. Gümrükte tak?ld?.
- T?kt?k. Tuvalet dolu mu?
- Arad???n?z tuvalet kapsam? alan?
d???nda yada kapal?..!?!?!?!?!?!?
___________________________________________________________________________
Resim kaynağı
çaresiz babaPARA ?STEME TEKN?KLER? BABALAR LÜTFEN B?Z? BÖYLE YALANLARA ?TMEY?N
Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon
etmis:Baba, meraba.. Ben Nurten....""Ooooo. Güzel kizim benim.
N'abersin
bakalim?...""Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla...""Hayirdir? Bi
sorun mu var?...Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan
kafayi
yemektedir:"N'ooldu kizim? Anlatsana...""Murat evi terketti. Bosanmak
istiyormus...""Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de
bosaniyorsun?...""Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya.
Ben
onunlaevlendim.""Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey
yok.
Versinmahkemeye, hemen bosanin...""Bosanalim ama benden 10 milyar
istiyor.
Eger vermezsem, iyizamanlarimizdaçektigi çiplak fotograflarimi
Internetten
herkese yollayacakmis....""Püüh. Rezil...Çiplak fotograf çektirdin,
öyle
mi?"
"Amababacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir
pustlukyapacagini.""Peki. Olan omu? yarın havale ederim
parayi...Ögleden
sonrabankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o
kahrolasifotograflari..." "Sagol baba. Eeee. Sey....Bi de kürtaj için 2
milyaraihtiyacimvar..."Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle
konusur:
"Kürtajmi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..." "Aslinda
ondandegil...
Zenci bi çocuk vardi..Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...."Adam bayilmak
üzeredir.Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artikinleyerek
konusmaktadir:" Biz
seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin.Allahim.
Nedir bu
basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'yadönüyorsun,yoksa
kirarim
bacaklarini...""Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil
okuldan
atildimçünkü..."Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan
asagiyadevirir ve ancak bu sekilde
konusmasini sürdürebilir:
"Okuldanmi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik,
zilli?...Ehulan? Sen
hele bi gel buraya.Ben sana yapacagimi bilirim. Evdendisariya adim
attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...."
"O iszor be baba.. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önceesler
birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyibi raporsunacagimi
zannetmiyorum ben...""Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel
hastaliklar
haaa.....Kesin ozencidendir...""Çok pis arkadaslari vardi Bilmem artik
hangisinden kapmisimdir..."Gümdiye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre
için
kendindengeçmistir;
ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonualir."Hemen bu aksam
dayini
yolluyorum oraya. Seni alip
gelecek. Adresiniver bakiyim..."" Mahmutpasa Karakolu'ndayim...
Gelirken
kefalet için de biraz paragetirsin yaninda...""Karakol mu?...Bi de
karakola
mi düstün layyynnn? Ne yaptin?....""Dün kafam çok>bozuktu, çok içmisim.
Araba kiralayip dolasmayaçiktim.O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi
dükkanina
girdim. Amaneyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba
firmasina
biraz paravermek gerekir sanirim..."Adam artik iyice fenalasmistir.
Hatta
fenalasmak ne kelime; adetakahrolmustur.Telefonda kisa bir sessizlik
olur.
Kiz tekrar konusmaya baslar:"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir
sakaydi. Ben sadecesinifta kaldigimi söylemek için aramistim..."Bunun
üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
"Caninsagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim
degil,tatli
canin sagolsun senin.. https://dunyaforum.com/images/smilies/kiki [Eksik eski medya kaydı]
DOSTLUKLARA ÖNEM VER?YORMUYUZ?
Nasrettin Hoca bir Cuma günü camide cemaate namaz
k?ld?rmak üzere ezan okunsun diye bekliyormu?.
Bir adam gelmi?. "Hocam" demi?! "E?e?imi yitirdim..."
Hoca da adama; "?u namaz? k?ld?ral?m, senin e?e?in çaresine
bakar?z" demi?.Hoca namaz? k?ld?rm??, vaaz?n? vermi?
ve cemaate dönmü?:"?çinizde hiçbir dostuyla bir bardak çay içip
saatlerce konu?mam??,dostuyla sekiz saatlik yürüyü?e
çık?p hiç konu?mad??? halde s?k?lmadan yürüyü?ünü tamamlamam??
ve kom?unun k?z?na kem gözle bakt? diye dost bildi?i arkada??n?
arkada?l?ktan silmi? biri var m??" diye sormus.
Arka s?ralarda saf tutmus, sümsük tipli biri
parma??n? kald?r?p,"Ben var?m Hocam."
demi?. Hoca e?e?ini yitiren adama dönmü?, "Al bu adam? git,
bundan büyük e?ek olur mu?
Yitirdi?in e?e?in yerine kullan?rs?n" demi?..
2-
HAYATIN MAKSADI ZEVK?-DOSTLU?U GÜZELL?KLER? YA?AMAKTIR.
ACI ÜZÜNTÜ BU DÜNYADA DÜ?ÜNÜLECEK EN SON ?EYD?R
ERDEML? DAVRANI?LAR IN DOSTLUKLARIN H?SS? BUDUR
YE ?Ç MUTLU OL ?BADET ET ÇÜNKÜ YARIN ÖLEB?LR?S?N
epikür filosof -epiküryen felsefeEGE BÖLGES? isadan önce 341 y?llarında samos adas?nda do?mu?
5-?te Verme Kebabısana Olmaz Sevabıahmet Yakar-yakar Petrol Hacı Tevf??ın O?lu-n?z?p 1988 Masmansaında Söyled?6-gelecek ey? Olur ?n?allahsabuncu N?z?b?m?z?n Nasrett?n Hocası Hacı Abdullah özkaya 1983-sabun Satan Tah?re Söylem??t?
10-
KÜÇÜK ?NSANLAR ?NSANLARLA U?RA?IR
ORTA ?NSANLAR OLAYLARLA U?RA?IR
BÜYÜK ?NSANLAR ???N FELSEFES?YLE U?RA?IR
KÜÇÜK ?NSANLAR KÜÇÜK PARALARA ÖNEM VER?R
ORTA ?NSANLAR DESTELERE ÖNEM VER?R
BÜYÜK ?NSANLAR KRAD?B?L?TEYE ÖNEM VER?R
DERLEME 2005 SUAT SABUNCU
Bunlar? ilk okudu?um zamanlar ve hala çok duygulan?yorum.Bende ?öyle hat?rl?yorum okuduklar?m?....
Yavuz Sina çölünü geçmezden evel epey çad?rlarda bekliyor, sonra birden yerinden f?rl?yor ve sefer emri veriyor. Arada at?na veya devesine biniyor, baz? zamanlarda da inip epey bir müddet yayan yürüyor. Sefer dönü?ü kendisine nedeni soruldu?unda Hz.Resulullah (s.a.v.) önümde bize rehberlik etmek için göründü?ündeben nas?l atta gidebilirdim diyor.
Sonras?nda oradan ?stanbul'a dönmüyor ve uzun bir müddet orada kamp kuruyorlar. Tabi nedenini bilen yok. Arada Yavuz etraf?ndakilere "içinizde hiç rüya gören olmuyormu ?" diye soruyor.Yine bu i?ede bir anlam verebilen yok. Günler sonra bir komutan yan?na geliyor ve "Sultan?m gece bir rüya gördüm, rüyamda üç atl? geldi ve Yavuz daha ne bekliyor" dediler. "siz kimlersiniz" dedi?imde (zannedersem Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali ) diyorlar. Bunu duyan Yavuz Mekke ye sefere çık?lmas? emrini veriyor.
Mekke yi fetheden Yavuz, dönü?te ?am' da Cuma namaz? k?lmak için duruyor. Namaz s?ras?nda hutbeye çıkan imam sizin dedi?iniz gibi hutbesine "Mekke nin ve Medine'nin hakimi Yavuz Sultan Selim Han" diye ba?lay?nca, yerinden f?rl?yor ve " Hoca hoca dediklerine dikkat et , ben Mekke 'nin ve Medine'nin hakimi de?il olsa olsa hademesi olurum, sözlerini böyle düzelt ve hutbene tekrardan ba?la" diyor. ?mamda mesaj? alm?? olarak "Mekke'nin ve Medine'nin hademesi Yavuz Sultan Selim Han " diye tekrardan ba?l?yor.
i?te a?k budur...
Bir k?z ve bir delikanl? bir motosikletin üserinde 180 kilometre h?zla gidiolar ve aralarında ?öle bi konu?ma geçior
k?z:lütfen yava?la korkuorum
erkek:hay?r bak nekadar eylenceli
k?z:lütfen lütfen çok korkuorum
erkek peki beni sevdini söle ozaman
k?z:seni çok seviorum lütfen yava?la!
erkek:?imdide bana s?k?ca sar?l sora k?z delikanl?ya s?k?ca sar?l?r
erkek:kask?m? al?p sen tak ba??m? çok s?kt?
ertesi gün gazetelerde ?öle bir haber: motosiklet kazas?:motosiklet bir fren ar?zas? nedeniyle bir binaya çarpt? üzerindeki 2 ki?iden sadece biri kurtuldu
gerçek ise ?öyleydi:yolun yar?s?nda erkek frenlerin bozuldunu anlam?? ve bunu k?za belli etmemi?ti bunun yerine k?zdan kendisini sevdini sölemesini isteyip son defa sar?lmas?n? sölemi? sorada kendi ölümü pahas?na k?z?n kask? takmas?n? ve hayatta kalmas?n? sa?lam??t? i?te gerçek a?k budur....
Temel'in babas? vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar:
Nas?l oldu?
Cevap: 30.kattan a?a??ya dü?tü...
Adam: Vah vah desene çok feci ölmü?...
Temel: Yok yok öyle ölmedi... tam yere dü?ecekken manav?n tentesine çarp?p tekrar yükseldi...
Adam: Vah Vaah! Daha ?iddetli çak?ld? o zaman.
Temel: Yok! Kar??daki kasab?n tenteden z?plad? bu sefer kar?? binan?n çat?s?na...
Adam: Demek çat?ya çarp?p öldü.
Temel: Yok ya! Çat?dan yuvarlan?p elektrik tellerine gitti...
Adam: Deme ya! Çarp?ld? o zaman...
Temel: Yok can?m teller yayland? babam? 200 metre yukar? f?rlatt?.
Adam: 200 metreden yere çak?ld? öyle mi? Yaz?k...
Temel: Yok ya yine en ba?taki bakkal?n tenteye...
Adam: Orda m? öldü?
Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba...
En sonunda bunalan adam Temel'e ba??rarak sordu: Ulan nas?l öldü bu adam?
<t </t Temel: "Bakt?k durmuyo... Bizde Furduk Oni Daaa!"