tamam sakın olalım
Genç Muhabbet
#67107
#67261
#67289
#68100
#68104
#68105
#68106
#68178
#68404
#68405
#68425
#68510
#68516
#68548
#68564
#68574
#68576
#68794
#69048
#69080
#69150
#69268
#69290
#69296
#69319
GÖNÜL BAHÇESİ
Mehmet Gül'den
BİR ERMiŞTEN NASİHATLER
Emanete ihanet etmeyin..
Halinizden şikayet etmeyin..
Büyüğünüze emretmeyin..
Boş şeylerde ısrar etmeyin..
Cahillerle sohbet etmeyin..
Nefesinizi boşa tüketmeyin..
İnsanları bekletmeyin..
Etrafınızı kirletmeyin.
Hayatınızı mahvetmeyin..
Kimseye minnet etmeyin.
İnsanları yüzüne karşı methetmeyin..
Kimseye küfretmeyin..
Kötülüğe meyil etmeyin..
Malınızı boşa sarf etmeyin..
Sırrınızı açık etmeyin..
Her şeyi merak etmeyin..
Suçunuzu inkar etmeyin..
Şerefinizi kaybetmeyin..
Vatanınızı terk etmeyin..
İyiliğe niyet edin..
Büyüklere hürmet edin..
Sıkıntıya sabredin..
Aza kanaat edin..
Sözünüzde sebat edin..
Bildiğinizle amel edin..
Hatanızı kabul edin..
Yaramaz ise def edin..
Varken tasarruf edin..
Alimlerle sohbet edin..
Nefsinizle inat edin..
Sofranıza davet edin..
Zararlıysa men edin..
Seviyorsanız ifade edin..
Kalpleri fethedin..
Misafire ikram edin..
Muhtaca yardım edin..
Bilseniz de istişare edin..
Tehlikeye dikkat edin..
Hakkı teslim edin..
Unutacaksanız kaydedin..
Esirgemeyin lütfedin..
Gariplere merhamet edin..
Kazanmaya gayret edin..
Çalışanı takdir edin..
Başarıyı tebrik edin..
Mazereti kabul edin..
Her an tevekkül edin..
Hastaları ziyaret edin..
Çocuğunuzu terbiye edin..
Herkese tebessüm edin..
Güvenseniz de kontrol edin..
İnanmayana ispat edin..
Fakirleri gözetin..
Hayır için sarf edin..
Bize de dua edin..
abı bu nasıhatlara keske uya bılsek
haklısın mehmedim ama olsunNizipli_mehmet;59658 wrote:kardes bunları ask nedır yerıne atsaydın ya dah aıyı olurdu yanlıs anlama ama
çok sağol abi ellerine sağlıkmustafabilici;56275 wrote:İyi geçinmekte, tahsilin ve aynı yöreden olmanın avantajları vardır. Ama bunlar şart değildir. Tahsil farkı çok olursa, onun seviyesine inip bir şey anlatmak zor olur. Ayrı yörelerden olursa alışkanlıklar farklı olduğu için anlaşma zor olabilir. Aynı yöreden olursa âdetlerde anlaşma kolaylaşır. Ama kızda ve erkekte şu üç vasfın bulunmasına dikkat etmelidir: 1- Dinine bağlı olmalı. 2- Sağlıklı olmalı, evliliğe gölge düşürecek hastalıkları bulunmamalı. 3- Mizacı, ahlakı iyi olmalı. Her şeye kızan, pire için yorgan yakan tiplerle geçim zor olur. Bu vasıflara haiz olan oğlanı da, kızı da dengi ile evlendirmelidir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Kızınızı küfvüne [dengine] uygun olanla evlendirin.) [Tirmizi] Küfüv, erkeğin soyda, malda, din işlerinde ve şerefte kadına uygun olması demektir. Yoksa, zengin olmak, maaşı çok olmak, tahsilli olmak ve aynı yöreden olmak demek değildir. Küfüv, erkeğin salih Müslüman olması, namaz kılması, içki içmemesi, yani İslamiyet’e uyması ve nafaka kazanacak kadar iş sahibi olması demektir. Erkek şu hususlarda kadından üstün olmalıdır. Eşit olsa da olur. 1- Sanatta erkek daha üstün olmalı ve denk olmalı. Aşağı sanatlı erkek, yukarı sanatlı kadının dengi sayılmaz. 2- Erkek kadından zengin olmalı yahut geliri, kadınınkinden çok veya eşit olmalı. Zengin kadın, fakir erkeğin dengi sayılmaz. Erkek, mehr-i muacceli ve bir aylık nafakayı verecek güçte ise, zengin kadına denk sayılır. Köylü erkek, şehirli kızın dengi sayılır. 3- Erkek kadından daha dindar olmalı veya eşit olmalı. Fâsık erkek, saliha kızın, hatta salih kimsenin kızının dengi olamaz. kaynak:https://www.cafeonbes.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=15015#15015
önceden biliyordum yine de sağol
ne kadar tşk etsek az ben bunları bilmiyordumavcı1973;52943 wrote:Türk Bayragı rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldı ını biliyoruz. Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez. Bilindiği gibi, genellikle Hristiyan milletler bayraklarına Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir. Haç'ın anlamı Hazreti İsa (a.s.)'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildi ine inandıkları için Hristiyanlar onu sembol olarak alırlar. Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir? Dolunay (Bedir) ayın ondördüncü gecesindeki haliyle daha parlak olmasına rağmen niçin ayın en az ışık verdiği yay şeklindeki zayıf şekil sembol almıştır? İşte burda Hilal'in gücü burda çıkmaktadır. Çünkü Hilal, Haç gibi doğrudan şekil olarak alınsaydı Dolunay kullanmak daha uygun olurdu. Halbuki "Hilal" şekli dolayısıyla de il, ismi dolayısıyla sembol olmuştur. Bu anlamı da "ALLAH (c.c.)" isminden almıştır. Bilindiği gibi arapça aslında Hilal kelimesinde; 1 "He", 1 "Lam", 1 "Elif", ve yine 1 "Lam" harfleri bulumaktadır. Yani 1 "He", 1 "Elif" ve 2 tane "Lam" bulunmaktadır. Bu harflerin ebced hesabıyla rakam değeride: "He" "Lam" "Elif" "Lam" " Toplam Olarak =99" ALLAH (c.c.) kelimeside yine bir "Elif", iki "Lam" ve bir "He" ile yazılmaktadır. Bu harflerin de değeri yine ebced hesabıyla toplandığında yine 99 rakamını verir. Her iki kelimede harfler değişmediği için rakam değerleri de değişmiyor. Yani Hilal yazarken ALLAH (c.c.) isminin harflerni kullanıyoruz. 99'da Esmaul Hüsna'yı temsil eder.Öyleyse bu iki kelimeyi bilhassa sembolik olarak birbirinin yerine kullanmak mümkündür. O halde Bayrak üzerine ALLAH (c.c.) yazacak yerde, aynı ismin eş değerlisi olan Hilal'i koymak hem anlamlı, hem inançlarımıza daha uygundur.Çünkü inancımıza göre, "ALLAH (c.c.)'ı sembol olarak bile ifade etmek mümkün değildir. Aksi halde putperestlerin düştüğü hatayı tekrarlamış oluruz. Bu sakıncadan dolayı "ALLAH (c.c.)" ın zatı ve ismi tenzih edilerek, o ismin harf ve ebcedi bakımından eş değerlisi olan "Hilal" sembol yapılmıştır. Madem ki sembolik anlam taşıyacaktır o halde Hilal yazmaktansa Hilalin şeklini yapmak arasında hiç fark yoktur. Aksine sembol olarak Hilal şekli daha uygun, daha anlamlıdır. Böylece Hilal'in sembol olarak seçilmesinde şu mantık silsilesi görülmektedir: ALLAH (c.c.) à Hilal (isim) à Hilal (şekil) ALLAH(c.c.)'ın birliği (Tevhid) inancı ve bu inancın La ilahe İllallah (ALLAH (c.c.) tan başka Tanrı yoktur) formulüyle ifade edilen manası böylece Hilal şeklinin içinde sembol olarak ifadesini bulmuştur. Bilindiği gibi bazı İslam ülkeleri bayrağında, özellikle Suudi Arabistan doğrudan doğruya Kelime-i Tevhid-i yazarak sembole gidilmeden bayrağına koymuştur.Ancak birtakım manaların sembol ile ifadesi, sözle ifadesinden daha derin ve anlamlıdır. Hilal'in kucağ ındaki Yıldız, Hilalde olduğunun aksine doğrudan doğruya şeklinden alınmıştır. Ancak bu şekil yine Arapça "Muhammed" yazısının şeklidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin ismi yazıldığı zaman birinci "mim" in başı, "ha" harfinin dirse i, ikinci "mim" in kıvrımı ve "dal" harfinin alt ve üst kanadı beş tane çıkıntı meydana getirir ve tam bir yıldız şeklini alır. Zaten İslam'ın şartları da beş tanedir. Hilal ALLAH (c.c.) inancını, yıldız Peygamber'e bağlılığı dile getirir. ALLAH (c.c.) inancı, amentü ile bildirilen iman şartlarının temeli olduğu için iman esaslarının hepsi bu sembolle ifadesini bulmuş olur. O zaman Hilal iman şartlarını, yıldız da İslam'ın şartlarını remz (sembol) olarak dile getirir ki, bayraktaki bu iki sembolle, ay ile yıldızla İslam dini bütün yönleriyle ifade edilmiş olur. Claude Farrere dilimize "Türklerin Manevi Gücü" adıyla çevrilen eserinde (s.36) Hilal şekli üzerinde durarak bu şeklin Türklerin hayatında nasıl bir önem taşıdığını anlatmaya çalışır: "En mükemmel gemiler, yarım ay şeklinde amiral gemisinin etrafına sıralanmıştı. Evet yarım ay şeklinde... Ve hilal şekli gerçekten müslüman, gerçekten Türk olan herkesi heyecandan titretmeye yeter!..." diyerek Türk toplumunun hayatında örf ve geleneklerin ne kadar köklü bir yeri olduğunu anlatır. İstiklâl marşımızda, "Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal." "Kahraman ırkıma bir gül ne bu şiddet bu celâl?" mısralarında bayrağın ve hilalin şahsına dile gelen hitap, aslında doğrudan doğruya ALLAH (c.c.)'a niyazdır. ALLAH (c.c.)'dan, artık bu millete rahmet ve merhametiyle nazar etmesi istenmektedir. Zaten "Ruhumun senden ilâhî şudur ancak emeli;" mısrasında bu dilek daha açık bir dille ortaya konmaktadır. Hilal sadece bayrağımızda değil, kandil geceleri yapılıp dağıtılan ay çöreğindede görülür. Camide ve kışladaki ders nizamı da, Mehter Takımının nöbet vurma sırasında aldığı şekil de hep Hilal şeklidir.
DAHA ÖNCE OKUDUĞUM Bİ KISSA.PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
''HEY KUL! KIL NAMAZINI
ÇEKME DÜNYA NAZINI
YARIN KILARIM DİYENLERİN
KILDIK CENAZE NAMAZINI ''
EVET BU ÇOK GÜZEL BUNU DAHA ÖNCEDE OKUMUŞTUM.
...................................Nizip güzeli;68178 wrote:DAHA ÖNCE OKUDUĞUM Bİ KISSA.PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER ''HEY KUL! KIL NAMAZINI ÇEKME DÜNYA NAZINI YARIN KILARIM DİYENLERİN KILDIK CENAZE NAMAZINI ''
ÇOK UZUNMUŞ YAVVavcı1973;53277 wrote:OĞUZ KAAN’IN DUASI Ulu Tanrı , Güzel Tanrı , Gök Tanrı Sen Türk’ü Türk yurtlarını Koru! Düşman şerrinden sakla ! TÜRK'ü yiğitlikte daim et ! TÜRK'ü erlik davasıyla yaşat ! TÜRK'ü gerçekçi yap ! TÜRK'ün gönlüne herşeyden önce, hatta kursağına ekmek koymadan evvel TÜRK'lük sevgisini koy ! TÜRK'ü ideal ile yaşat ve ideali hakikat yapmaya çalışsınlar ! Törelerini canları gibi saklat ! TÜRK'e zevk ve rahat verme ! Bilakis zahmete alıştır ! Zahmetle yürekleri, bedenleri demir olsun ! Bu sayede onlara yüksek çalışma kudreti verirsin ! TÜRK'ü faal, cevval edersin. TÜRK'e değişmez bir seciye ver ! Zamanla seciyesi değişmesin, sade tekemmülle tadilat görsün ! Ulu Tanrı Milli kuvvet, namus, ahlak, azim , sebat, ideal, TÜRKÇÜLÜK ruhu, yurtseverlik, ilim, sanat teşkilatı, intizam, beden kuvveti ve zenginlik ile hasıl olduğundan; TÜRK'e bunları ver ! TÜRK'ten hırsız, namuzsuz türerse hemen kahret ! TÜRK'e benlik, hem de yüksek bir benlik ver ! TÜRK nefsine itimat sahibi olsun ! TÜRK'ü muhakemeli, ciddi adam olarak yarat ! Hissiyatına kapılıp, öfke ile ayaklanmasın ! Birden barut gibi parlamasın ! Daima soğuk kanlı olsun ! TÜRK'ü her milletten cesur yarat ! Öç almayı TÜRK asla unutmasın ! Ulu Tanrı Namuzsuz bir tek TÜRK yaratacağına, dünyayı yık daha iyi ! Ne kadar korkak TÜRK varsa hepsini helak et ! TÜRK herşeyi mukayese etsin ! Yalnız akıl ve mantık denen şeylere bırakma onu ! Sabırlı, derde dayanıklı olsun ! İradesi çelik gibi olsun ! Dönek TÜRK yaratma ! TÜRK'leri maymun iştahlı yapma ! TÜRK daima ihtiyatla adım atsın ! Kimsenin tatlı diline inanmasın ! Kimseye emniyet olmasın ! Çalışma zekâdan üstün bir kıymet olduğundan, TANRI, sen TÜRK'ü çalışkan et ! TÜRK'ün ömrü çalışma ile geçsin ! Ona daima çalışma aşkı ver ! Hele elbirliği ile çalışmayı alet etsin ! Tembel TÜRK'ü hemen öldür ! TÜRK'e her milletinkinden üstün zeka ver ! Zeka ve çalışma ; ikisi bir arada olunca TÜRK'ün önünde durulmaz ! Milli büyüklüğün tek şartı yüksek ideal, buna alışmak için de yüksek ahlak, fedakarlık ve sebat lazım olduğundan TÜRK'leri ahlaklı, sebatlı ve fedai kıl ! TANRI , TÜRK'leri sen kendi elinle birleştir ve herşeyden evvel ruhları birleşsin ! Onları tek bir kafa gibi birleştirici kültür sahibi et ! TÜRK'ü töresine sadık kıl, Tanrı ! TÜRK budunu : Biliniz ki atalar töresi asırların tecrübesi ile husule gelmiş büyük bir hikmettir. Tanrı beni töreye dokunmaktan ve dokundurmaktan sakladı ve saklasın ! Ulu Tanrı Türk milletini lafçı değil, elinden iş gelir insanlar et ! Bir şey söylemek vazife yapmak değildir. Onu fiilen yapmak ve yaptırmanın vazife olduğunu beyinlere sok ! Güzel Tanrı Sana hepsinden çok yalvardığım şudur : TÜRK'ü dalkavukluktan kurtar ! Dalkavukluk ve emsali vasıtalara zengin olmaktan koru ! TÜRK'e kötü para hırsı verme ! Dalkavukları yok et ! Aman Tanrı TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel koru ! TÜRK toprağında hürler yaşasın. Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin ! Sen TÜRK'e tabii şeylere tabiata karşı sevgi ver ! TÜRK yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın ! Acunu yaratan yüce Tanrı TÜRK'e insaniyetten evvel TÜRK milletini düşündür. İnsanların insaniyet dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar. İnsaniyeti gören olmadı. TANRI , TÜRK'e sağlam, sürekli irade ver ! Güçlüklerde, sabrını, tahammülünü aynı zamanda gayretini arttır ! Ona esas seciye olarak vazife muhabbeti ve mesuliyet duygusu ver ! Mesuliyeti TÜRK yurdundan eksik etme ! En büyük kuvvetinTÜRKLÜK aşı olduğunu TÜRK'e öğret ! Ulu Tanrı TÜRKÇE konuşulan, TÜRK'e yurtluk etmiş olan yerleri kıyamete kadar TÜRK'ün hükmü altında bırak !
tskler asi mavi bu gzuel paylasimin icin...
1. Evlilik kainata yayılan ilahi sevgiyi beraber tatmak demektir.
2. Sevgi, Allah’ın erkekle kadın arsına koyduğu bir rahmettir.
3. Yuvada zahmetle rahmet iç içedir. Bu zahmeti Allah için çekenler içindeki rahmeti bulurlar.
4. Yuvada niyet ebediyen kardeşliktir.
5. Edep herkes için,en kalıcı sermaye,en süslü elbise ve en emniyetli makamdır.
6. Maddi zevklerin süresi kısadır,tadı kısadır.
7. Dünya insan için,insan ise kulluk için yaratılmıştır.
8. Sevginin kıblesi yüce Allah’tır.
9. İman ve edeple yüce Allah’a bağlanmayan kalplere hakiki ve daimi huzur haram kılınmıştır.
10. Kul kulluğunu bilsin,haceti için Rabbine yönelsin,verilmeyince sabredip rıza göstersin,diye her istediği verilmez.
11. Dünya ile cennetin farkı bilinsin diye kula burada her istediği verilmez.
12. Mümin günahları dışında başına gelen her şeyi hoş görmekle rahat eder.
13. Mutluluk elindekine sevinebilmek onunla yetinebilmektir.
14. Haset eden mesut olmaz.
15. Kul yüce Rabbinden razı olursa Rabbi de ondan razı olur.
16. Bütün mesele hayatı doğru okumak,doğru anlamak ve doğruluk üzere yaşamaktır.
17. Bir şeyin hoşumuza gitmeyişi onun kötü ve hayırsız olduğunu göstermez.
18. Bazı sıkıntılar müminin kalbini niyaza,dilini duaya alıştırır.
19. Evlenen iki kişi birbirinin nasibidir.
20. Yuvadaki mutluluğun şifresi; rıza,vefa,sevgi ve sabırdır.
21. En geçimsiz insanda bile hoşa gidecek bir özellik bulunur.
22. Sırf güzellik ve zenginlik saadet için yetmez.
23. Koca hanımının bir huyundan ve durumundan hoşlanmadığı zaman onu hemen gözden ve gönülden çıkartmamalıdır.
24. Ailesine razı olan rahat eder vefa gösterenleri yüce Allah mükafatlandırır.
25. Sevdiğimizi kusuru ile kabul etmek mutluluk için ilk adımdır.
26. Bir kimsenin iyi hali kötü halinden daha fazla ise o kimse iyi insan kabul edilir ve kusurları affedilir.
27. Eğer bir kadın namus kusuru işlemiyorsa,onun diğer davranış bozukluklarına sabredilmelidir.
.
28. Tevazu hakkına razı olmaktır.
29. Aile reisi erkek yüce Allah’a karşı sorumludur. Onun ailesine güzel davranması farzdır.
30. Kadınlarınız hakkında Allah’tan korkun . Onlar sizin yanınızda bir emanettir.
31. İyi geçim karşısında öfkelenip kendini kaybettiğinde,aklı olmak,ağır davranmak ve sabretmektir.
32. Peygamber efendimiz bütün aile reislerine örnek bir koca,örnek bir baba ve örnek bir arkadaştı.
33. Annelerimiz, Peygamber Efendimize bazen sabır gerektirecek anlar yaşatırdı.
34. Birden fazla kadınla evlenip,her birinin fıtratını uygun davranıp hepsini memnun etmek çok zordur.
35. Resul-u Ekrem kadınlara ve çocuklara karşı insanların en merhametlisi idi.
36. Dilimle kızarım ,kalbimle değil…
37. Bazen erkeği idare etmek evin hanımına düşer. En zor anlarda ondaki annelik şefkati ve sabrı yuvayı ayakta tutar.
38. Aile reisine düşen görevlerden biri de hanımının hoşuna gidecek işler yapmak,onu sevindirmek,zaman zaman şakalaşmak ve onu rahatlatmaktır.
39. Yüce Allah’ın haklarını iyi bilen ve en güzel koruyanlar,halkın haklarını da o derece güzel korurlar.
40. Cenabı Hakkın aşıkları halkı sevmekten ve onlara hizmet etmekten zevk alırlar.
41. Elinde sevgi sermayesi olan kimse,bunu önce en yakınlarına harcamalıdırlar.
42. Sevdiğine verecek gül bulmasan Allah için bir kez olsun gül…
43. Sevgisiz insan aşıkların gözünde ölüdür.
44. Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en güzel davrananızdır. (hadis-i şerif)
45. Bir erkeğin en güzel oyunu eşi ile yaptığı latifeler ve onun gönlünü alıcı hareketleridir.
46. Sert,kaba ve asık suratlı insanı ne halk sever ne de Cenabı Hak sever.
47. Hiş kimse hakkında zan.tahmin,hayal,rüya ve keşif ile hüküm verilemez.
48. Erkek hanımına güvenmelidir.
49. Hiş kimse hakkında onun görünen bir kusurundan başka kusurunu söyleme hakkımız yoktur.
50. Görmediğimiz kusuru söylemek değil,düşünmek bile yanlıştır,vebaldir. Bu kötü zandır. Dinimizde kötü zan yasaklanmıştır.
51. Yerinde kıskançlık harama giden yolu tıkamaktır.
52. Kadın kendisini koruyan ve kıskanan kocasını takdir eder,ona güvenir.
53. Sebepsiz, gereksiz,deliksiz ve boş vesveseden kaynaklanan kıskançlık afet olur.
54. Koca hanımına dini emirlerden herhangi birini yerine getirmediği için,tepki gösterebilir,tavır alabilir.
55. Dinimizde yuvanın sorumlusu ve reisi erkektir.
56. Erkek hakka uyduğu,hayırlı ve doğru olanı istediği sürece kadının kocasına itaat etmesi farzdır.
57. Ailenin varlık sebebi,keyif ve eğlence değil,ilahi emanetleri taşımaktır.
58. Evlenen bir kadının üzerindeki en büyük hak kocasının hakkıdır.
59. Erkek önce annesinin ve babasının,sonra hanımının hakkını düşünmelidir.
60. Annesini üzüp hanımını sevindiren bir kimsenin yüzü gülmez.
61. Terbiye bir babanın ve bir annenin çocuklarına bıraktığı en kalıcı mirastır.
62. Örf ve adetlerden gelen yükler bazen kadına zulüm derecesine çıkmaktadır. Kadın annelik ve işleri dışında fazla yıpratılmamalı.
63. Kocanın maddi imkanı varsa hanımına yardımcı olacak ev aletleri veya hizmetçi taktir etmelidir.
64. Koca hiçbir zaman özrü yokken zaruri nafakayı temin etmekten ,çalışmaktan ve evin dış hizmetlerinden kaçamaz.
65. Allah Resulü sevgili kızının bir yandan ibadet, diğer yandan hizmetle olgunlaşmasına,sevap almasına ve gelecek nesillere örnek olmasını istiyordu.
66. Kadının kocasının anne ve babasına bakması ve onlara hizmet etmesi bir hayır ve faziletti.
r
67. Hizmet gönülsüz olarak yapılırsa tat vermez ve sevap getirmez.
68. Annesinin ve babasının hakkını korumak,sürekli hizmetlerini yapmak kadına değil,kocasının kendisine farzdır.
69. Bir evin gelini kayınpederinin ve kayınvalidesinin evladı olmuştur.
70. Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir mümin,cennete girene kadar hayır ve hizmete doymaz.
71. Müslüman’ın en önde gelen sıfatı etrafına hizmet edip rahmet olmaktır.
72. Bu ümmet erkeğe ve kadını ile insanlara hayır ve hizmet taşımakla görevlidir.
73. Mümin asla cimri,bencil ve kalbi katı olmaz. Bu hastalıklara tutulan kimse imanın tadını alamaz.
74. Gelin kaynanasının kızı, o da gelinin annesi yerindedir.
75. Kayınvalide demek;asıl anne yerine geçen anne; kayınbaba da asıl baba yerine geçen baba demektir.
76. Gelin kaynanasının rakibi değil, oğlunun refikidir, yani can dostudur.”Oğlumu benden ayırdı” diye geline tavır yapmak helal değildir.
77. Gelini her işe koşturacak bir hizmetçi gibi görmek doğru değildir.
78. Allah için halka hizmet ve hayır dua etmek Peygamber ahlakıdır
79. Peygamber efendimiz kızı Fatımayı evlendirirken ona “sen evin iç işlerini gör;Alide dış işlerini görsün” buyurmuştur.
80. Kadının kendisine nikah düşen bir erkekle konuşması;zaruret kadar olmasıdır.
81. Dinimizin emrettiği bütün hükümler herkes için bir rahmet ve saadet sebebidir.
82. Evinizde yapacağınız hizmetleriniz size Allah yolundaki mücahidlerin sevabını kazandırır. (hadis-i Şerif)
83. Evi kadına dar eden geçimsiz erkeğin vebali büyüktür.
84. Bir kadın için en hayırlı yer evin içidir.
85. Tedavi eğitim,hizmet ve zaruri ihtiyaç durumları hariç,kadın evinin dışında olmamalıdır.
86. Kadına hac farz olmuşsa koca haz yapmasına engel olamaz.
87. Anne babası hasta olup kendisine ihtiyaçları olan bir kadın onlarla ilgilenmek için izinsiz girebilir.
88. Kadın,kocası izin vermese de belirli aralıklarla anne ve babasını ziyaret edebilir
89. Dünya tarihinde zulümle payidar, isyanla bahtiyar olmuş kimse yoktur.
90. Yüce yaratacağımızın kulu üzerinde ki hakkı , Ona hiçbir şeyi ortak koşmadan sadece ona kulluk ve ibadet etmektir.
91. Allah’u Teala Kur-an’ı Kerimde kendisine ibadetten sonra Anne ve Babaya itaati emretmiştir.
92. Kul,annen ve babasına iyilik ve ihsanda bulunduğu müddetçe ömrü bereketli olur.
93. Kim Allah’u tealaya şükreder,fakat anne ve babasına teşekkür etmez ise onun şükrü kabul olmaz.
94. Siz babalara iyelik ve itaat ediniz ki çocuklarınız da size iyilik ve itaat etsinler. (hadis-i Şerif)
95. Buluğ cağına kadar bir çocuğun bakım,eğitim,terbiye ve farz olan ilimlerin öğretilmesi babaya aittir.
96. Aile içinde Allah rızası için yapılan çabalar,çalışmalar ve harcamalar birer sadakattir,hayırdır, hizmettir.
97. En güzel hizmet, insanın nefsine ve nesline edep kazandırmasıdır; çünkü edebin sonu cennettir.
98. Bir kimseyi ibadet,hizmet.gönül huzuru isteyen bir işe çağırırken;çok tatlı ifadeler kullanılmalıdır.
99. Ben ne kusur işledim ki bu kadından sıkıntı çekiyorum. Yoksa benim kusurlarım mı ona yansıyor.
100. Sabredin; ibadete , örtüye,zikre devam edin. Kimseyle,özellikle anne ve babanızla din konusunda kavgaya girmeyiniz.
101. Söz kavgaya dönüşüyorsa işi sükut ederek savın
102. Doğru bildiklerinizi Allah için yapın. Gösterişe kaçmayın. Kimseden alkış ve aferin beklemeyin.
103. Güzellik gönülde ve edepte olursa devamlı olur.
104. İyi niyet ve ibadet için de olsa kocanın veya hanımının hakkını ihmal etmek hak değildir.
105. Camide cemaate imamlık yapmak,minberde ezan okumakta kadına verilmeyen bir görevdir.
106. Şeytan kötü işleri değil, hayırlı ve usulsüz,ölçüsüz işleri yaptırarak evin huzurunu kaçırabilir.
107. Kur-an ve sünnete uymayan her iş dengesizdir; dengesiz her iş zararlıdır.
108. Erkek için dışarıdaki farz ibadetler ve zaruri işler bitip eve dönünce evde ailesinin hakkı başlar.
109. İbadet içinde olsa hanımını ihmal etmek , görmemezlikten gelmek doğru değildir.
110. Bütün ibadetler nefsin keyfine göre değil, dinimizce öğretilen edebe karşı yapılmalıdır ki Allah için yaşanmış olsun.
Semerkand yayınları Aile saadeti kitabında alınmıştır.
M.Saki EROL
Y a bu site aşıklar sitesi herhal:D
Allah razı olsun Kurban
Kitabın adını çok duymuştum
İnşallah bende alayım.
paylaşımların için teşekkürler mustafajım bu güzel sözlerin dewamını kitapta bulabilir arkadaşlarımız kitaba ulaşmak için pozitifpazarlama.com web adresi
yok melek yuzlum herkonuya en ıcten bır sekılde sahıp oluyoruz onun ıcın her kılıga burunuyoruz
ÖYLESİNE SENSİZ ÖYLESİNE YALNIZIM Kİ.
İNAN GÜN IŞIĞI BİLE HEP KARANLIK,VE HEP ÇARESİZ
SADECE SEVMİŞTİM VE SEVİLMEK İSTEMİŞTİM.
ŞİMDİ ANLADIM.
GEÇ KALINMIŞ BİR SEVDAYDI BU,
AYLARCA ARAYIP DURDUM,
AMA NAFİLE…………
BEN SANA YAKLAŞTIKÇA SEN UZAKLAŞIYORDUN.
MESAFELER,ZAMAN HERŞEY ALEYHİMEYDİ,
RABBİME HER EL AÇIŞIMDA,SENİ DİLİYORDUM.
İMKANSIZ BİR SEVDA İSTİYORDUM,
TIPKI MECNUNUN SEVDASI GİBİ.
EVET SONUNDA OLDU.
MECNUN GİBİ SEVDİM.
VE MECNUN GİBİ KAVUŞAMADIM.
AMA BİLİYORUM Kİ;
MECNUN AŞIKLAR BAHÇESİNDE KAVUŞACAK SEVGİLİYE.
YA BEN…..
BEN KAVUŞAMAYACAKMIYIM?
Eyvah eyvah Nizipli-mehmet:Ddemek her kılığa bürünüyon..vay geldi çevrendeki kızların başına:DAllah yardımcıları olsun..her gün yeni bir kılıkta bir insan..ne diyelim sabır:D
fıraset sende çok guzel sıırler paylasıyorsun bızımle tskler
orası dogru ama benım kızla ısım olmaz melek yuzlum sımdılık sadece unv. benı ılgılendırıyor
bravo mehmet kardeş sana da bu yakışır,önce istikbal ama unttuğun bir nokta var herzaman yüreğinin gittiği yere gidersin ve engelleyemezsin........Nizipli_mehmet;69290 wrote:orası dogru ama benım kızla ısım olmaz melek yuzlum sımdılık sadece unv. benı ılgılendırıyor
eyvallah :)
Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.