Genç Muhabbet

canım seni sevmek istiyor...

secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#185862
cnm senı sevmek ıstıyor Öncesinin ve sonrasının arasına alıp değil,alışılmış bir tören gibi değil.Hiç dokunmadan,belki de gözlerine bakmadan,konuşmadan belki belki de her zaman yaptığımız gibi değil.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Unutup,tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Saçlarını yüzünden ayırıp,gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden,ismini bedeninden ayırıp,ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi,keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla,bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.. Canım yalnızca sevmek istiyor seni,nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa,sırf aklıma esti diye,sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi..Süregelen bir sevgiyle değil,öğretilmemiş,bilmediğimiz biçimlerde,kuşların kanatlarını açıp,özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle,içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni. Tatlı,ekşi ya da tuzlu değil,bilmediğim bir tatla,bir duyguyla.Öyle,bir meyvenin tadını alır,bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin,serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi,anlatamadığın ama bırakmak istemediğin,bitmesini istemedigin bir hisle.. CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ.. NE UMUT ETMEK,NE DE BEKLEMEK..BASKA HİÇBİR ŞEY.. alıntı
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#185863
Kırgın durduğuma bakma, aslında bende herşey aynı. Hüzünlere olan bu bağlılığım, eskiden kalma. Hüzünler biraz daha sanki bana benziyor. “Hiç değişmeyeceksin” diyor bir dostum. Bu söz , tarifi imkansız bir mutluluk veriyor bana. Aslında yeni bir başlangıç için; yaşım ve rüzgar müsait. Ama gerekli dermanı dizlerimde ve yüreğimde bulamıyorum. Yokuşları çıkarken yaşıma yakışmayan bir daralma oluyor nefesimde. Bu darlıkta neyi değiştirebilirim ki? Yaşım daha küçük yüreğimden. Ben aslında rüzgar olsam, hep doğudan eserdim. Ben aslında, hayatın sayfalarına ölüme dair dipnotlar hiç düşmedim. Ben aslında, bir gün kapımın umuttan yana çalınacağına emindim. Ben aslında, hayat ile hayali hep birbirine karıştırırdım. Ben aslında anladım, yaralarıma uzanacak ellerin çok uzak olduğunu. Ben aslında anladım, cami avlusuna terkedilen kundaklık bir çocuktan bir farkım olmadığını. Ben aslında anladım, hayatımın hep yamalardan ibaret olduğunu. Ben aslında, cürmüm kadar yer yakardım. ..... ‘Neyse’ deyip toparlanmalıydım artık. Dökülen cümlelerimi, kırılan gençliğimi, darmadağın olan hayatımı onarmalıydım ve yeniden kalkabilmeliydim düştüğüm yerden. Bu kadar hassas olmanın vakti değildi artık. Küçük yaralarımla uğraşarak kaybedecek vaktim yoktu. Zira hayatın tutunacak dalları vardı. Asılmalıydım ben de zayıf kollarımla hayata; sabrı öğrenmeliydim. Sıkıca tutmalıydım bana uzanan elleri. Değişmem zor aslında. Acılar hep aynı çünkü. Acılarım hep aynı... Yine de değişmeliyim, ey rüzgarlı hüznüm. Ne tarafa eseceğin belli değil, biliyorum. Biliyorum, denizi özlemem de kar etmez. Kimbilir belki masal olsaydı yaşadıklarım, bir umut olurdu hep Kafdağı’nın ardında. Ama masal değil yaşadığım, biliyorum. Belki de oturup ağlayarak başlamalıyım değişmeye... Oturup ağlamalıyım halime. Belki tebessümlerimin bereketsizliği de terkeder beni böylece, kimbilir alıntı...
deniz yıldızı Üye
Üyelik: 2007-05-22 Herkese açık mesaj: 96
#185864
İyi kalpli, yalnız bir adam, bir gün bir koza bulur. Kozanın içinde küçük bir tırtıl vardır. Adam çok sever bu tırtılı, onunla tüm yalnızlığını, tüm sevgisini paylaşır. Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur. Adam, kelebeğine hayran... bırakamaz bir türlü... Aslında kelebeğin aklında dağlar, kırlar, çiçekler vardır da; kıyamaz bir türlü adama ve sevgisine, yalnız bırakamaz onu... Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır... Ama adam bilir ki; "Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir" ...Kelebeğine son kez bakar ve onu salıverir özgürlüğüne, kırlarına, çiçeklerine doğru... Kelebek mutlu olmasına mutlu olur ama hiç bir meltem, hiç bir çiçek yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz... Aklında adam, o çiçek senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce... Adam bir kelebeğe sevdalı, bakıp durur boşluğuna. Kelebekse hala konacak sıcak bir avuç aramakta... Böylece kelebek şunu anlar: BAZEN AİT OLDUĞUMUZ YER ORASIDIR; SICAK BİR AVUÇTUR BİLİRİZ AMA O YERİN BİZE AİT OLMA İHTİMALİ BİR HİÇTİR ... Böylece adam şunu anlar: HİÇ BİR SEVDAYI YALNIZCA SEVGİYLE YAŞATAMAZSINIZ ...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#185865
çok güzeldi duygulandım canım seni sevmek istiyor...aglamamak için zor tutuyorum yani... bi yazı yazcam şimdi çok çok çok anlamlı...
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#185866
Kim kimi seviyor bir an için.. Beni anladığını sandığım bir hayat varmış.. Benim onu anlamaktan bıkmadığım bir hayat içinde.. Kendi kendine../Binlerce hayattan sadece bir tane.. Ne kadar uzaklaşıyorum kendimden.. Yazmanın sonu yok gibi görünse de, tıkanıyorum bir zaman sonra../Hatırlamak için geriye dönüp bakabilecek gücü bulmanın zayıflığını taşıyorum üzerimde.. /Herşeyin öylesine çabuk geçip gittiği bir yolda, kendimi zorla birbaşıma bırakıyorum.. /Bu hoşuma gitmese de, kelimeler zamansızca siliniyor hafızamdan.. Bu kelimelerle birlikte, silinen birçok -mişli geçmiş hayaller../Kendimi asıyorum tutunamadığım aynaların soğuk yüzüne.. / Benimle birlikte ölen bir yanım var artık../İsmini unuttuğum zamanların öfkesine bulanıyor yalnızlığım.. Bu yalnızlığı mı daha çok seviyorum şimdi../Yoksa, tarifini hiçbir kitapta, hiçbir kelimede bulamadığım bir yalnızlığımı..Kim kimi seviyor bir an için.. Böyle kalmak bana zor geliyor.. Umurumdan taşıyor zamansızlığım../Hiçbir zamana yeniden duramadığım, tertemiz bir sayfa olamadığım hayata bakmaktan.. Yorgunluk çekiyor gözlerim.. İçinde kendime dair birikintilerimi bile derleyip toparlayamamaktan yorgun düşmek, silinip bir müddetsizliğin çemberinde, ben vardım sahiden diyebilmek bana ait olan birşey değil artık biliyorum.. Bilmek sorumluluklarımı bana geri getirmez bu anlamda.. /Hata yapmaktan bıkmayacağım bir hayatı kabullenemedim bir ölçüde..Sınırların içimi ateşlere veren tarafında susuyorum binlerce defa.. /Tam konuşacağım, susuyorum.. Susmaktan bıkmayan bir ben, bir daha olmayacak sanırım.. Beni anladığını sandığım bir hayat varmış.. Benim onu anlamaktan bıkmadığım bir hayat içinde.. Kendi kendine../Binlerce hayattan sadece bir tane.. Ne kadar uzaklaşıyorum kendimden.. Utanarak.. Ama anlaşılmayacak derecede sıkılarak, kıskacında yarını umuttan silerek bir parça daha, nasıl da uzaklaşıyorum gerçekliğinden kendi yüzümün../ Kapıları araladığımda gözlerimi alan her satırda aşk yatıyor.. Aşk çıkıyor karşıma okuduğum her kelimede.. Her cümle kendini doğuruyor yalnızlığından.. /Bir zaman geliyor ki, unutturuyor kendini bana.. /Kelimeler eriyor sevdanın düşlerinde.. /Ne bırakıyor geriye.. Ben biraz daha olgun, biraz daha yaşlanırken bu sürgitin avuçlarında../Uzak yine uzak kalıyor hayata.. /Biraz daha uzaklaşarak.. Uzaklığın acısını yaşamak, artık yok satıyor aşk.. /Aşk yoksa, yoksa zaman mı daha uzak../.. Ne kadar ayrı kaldım yazmaktan, bir doğumgünü geçti bu yalnızlıkta../Yağmurlu kimbilir kaç gece, ve düşlerine takılan kimbilir kaç düşünce.. Elimin kaleme kağıda gittiği her yalnızlık, sen diyerek başladı ve sen diyemeden bitti.. 'Otelin çiçekleri gökyüzü, /Perdesiz evlerde bakışan hırsızlar, /Buğulu bir yorgunluk, /Ama ne ölümdür bu, /Ne düşlerime saplanmış bir uykusuzluk..Suskunluk sadece, sadece suskunluk..'.. Bildiklerimi, tanıdıklarımı, yaşadıklarımı nasıl anlatsın zaman, anlattı diyelim, nasıl dinlesin zaman.. Oysa radyodan sızan sekiz ajansı, tükendiğini yineliyor durmadan yaşanılan her anı..Uzun süredir, karaladığım bir kaç cümle, yatıp duruyor kağıt üzerinde.. /Yok saydığın şu hayat, /Ne çok düşünür oysa seni, /Kim sustuysa gözlerine, /O konuşur gözlerini../.. Değişmiş kurgusu bozuk cümlelerim.. Bir sessizlik, ya da bunun gibi binlerce sessizlik, ne anlatacak sonrasına, içinde boğulduğum zamanın yanısıra... İsmini geceden alan şiirlerimin koynunda uyuyorum şimdi../Kendimi vuruyorum ansızın köşesiz harflerin gölgesinde.. Sen baktığında, ya da bir başkası..göremiyorum düşlerimi.. Böylesi daha kötü..Daha iyisinden, daha iyi bir ölüm seçiyorum şimdi, hiç yaşanmamış olan.. daha beter bir suskunluk.. Nereye kadar../ İsmini unuttuğum bir zamandı, sadece ismini..Hatırlayabildiğim, benden daha çok sevilmen.. Daha çok sen, içimden.. Şimdi aynaya, son kez bak benim için.. /.. alıntıdır
osman yorgancı Üye
Üyelik: 2009-04-17 Herkese açık mesaj: 227
#185911
seven budur işte. harika bir yazı paylaşım için tşklr
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#185955
ellerinize sağlık duygularınızı cok güzel ifade etmişsiniz..
dontpanic Üye
Üyelik: 2009-04-01 Herkese açık mesaj: 348
#186011
Canım şöyle en acılısından bir kebap istiyor ya da Kayseri mantısı olsa bi çözüm bulunur:)Ama lugata yeni bir yorum gelmiş:) sağol yine de yazmışsın:)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#186043
tesekkür ederim begendiğinize sevindim..:)
kara sevda Üye
Üyelik: 2009-04-13 Herkese açık mesaj: 9
#192521
SENİ YAŞAMAK GÜZEL Seni her özlediğimde sevgilim, Gökyüzüne bakıyorum; Göğün mavisinde gözlerini görüyorum çünkü. Seni her özlediğimde bir tanem, Denizlere bakıyorum. Ufuğa bakınca mucizeni görüyorum çünkü. Seni her özlediğimde bir tanem, Kuşlara bakıyorum. O kanatlardaki özgürlüğünü görüyorum çünkü. Ve aşkım, seni her özlediğimde, Adında isyan ediyorum. Seni özlemek istemiyorum ben, Ben seni yaşamak istiyorum, Seni her özlediğimde sana bakmak istiyorum Ve seni sende görmek sadece..

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim