sen ask nedir bilmezdingulup gecerdin sevgilere uzaktansimdi genis bir bahcedir kalbinsevgiden, guzellikten, asktan
simdi iri gozlerin arzu doluyakan, ozleten bir sey ellerinin sicakligigitgide eksiliyor bakislarinda yuzungecen asksiz gunlerin biraktigi
bir cesme var aramizda goruyo musuntadilmamis hazlar serin sulardasimdi bahcende acan bir gul gecelersimdi gozlerin en guzel uykularda
boynun beyaz mi beyaz, cildirtasi, olduresisaclarin daha parlak, daha bir kapkaraher aksam bir ay doguyor kirpiklerindenkosuyor ayaklarin safaklardan safaklara
artik ask dolu soyledigin sarkilardurmadan bir bugu yukseliyor sesindenen cilgin sevdalara cagriyor dudaklarinheder olmus, uzun yillar otesinden
ickilerin tadi degisti artikdunya, o kohne ve eski dunya degilsimsicak bir ekmegi paylasiyoruz seninlebu bir gercek, hayal degil, ruya degil
simdi umitlerimiz halkalari bir zincirinbir baska haz basliyor biri bitti mibana aski sen tattirdin, sen ogrettinoysaki sen ask nedir bilmezdin
NİZİP'E HASRETOy fıstığım fıstığım.Onsuz olmaz baklavam, bastığım.Hepsi dertlere deva da"Beng"dir benim sevdiğim.Zeytine bak zeytine;Yağlı, kara etine.Zeyd olur masmanada,Sonra doyulmaz lezzetinÜzümüm gelir Barak'dan.Yerim çirtikli sahan'dan.Bir eşi daha var mı acep dünyada?Başla tahneviden, duzsuzdanUstam dizmiş sabunu;Çeksin diye suyunu.Kurusu da var yaşı da,Güzel eder çirkinin elini yüzünüNohut dürümünün ekşisi,Ciğerin piyazı, çeşnisi,Fazlasını severim üçünün de;Üstüne dolama Anam yakmış ocağı,İs olmuş eli, yüzü, ayağı.Ekmekten sonra Katmer yaparsa bir de;Sevindirir herifi, uşağıZeugmanın Çingene Kızı,Gözlerinden belli nazı.Bir ömür beklerim seni de;Ne zaman bitecek ah bu kazı? Ah Nizipim Nizipim,Ayrılığa dayanmaz yüreğim.Eğer ölürsem gurbet elde;Bil ki hasretindir sebebim!..SUBUTAY
İMKANSIZ AŞK [Eksik eski medya kaydı] Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız
Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı
Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın
Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi
Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan
İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız
DEĞER Mİ? [Eksik eski medya kaydı] Bir rüya görür gibi
Seninle bulutlara uçtuğumda
Bir ateş yakar beni
Sevginle tutuştuğumu sanırdım
Yağmur olur damla damla
Öperdim öperdim dudaklarından
Bir nehir gibi çağlar
Akardım akardım damarlarından
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer mi değer mi söyle
Bir rüya ömür boyu
Sürer mi sürer mi böyle
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer canım değer elbet
Değer birtanem
Aşk için herşeye
Ne hayal ne de gerçek
Engel mi kanatlanmadan uçmaya
Değer canım değer birtanem
BENDEN KURTULMAK [Eksik eski medya kaydı] Size hayır dedikçe vazgeçemiyorum
Soluk soğuğa koşuyorum peşinizden
Üç öğün yediğim dudaklarınız
Zamanı içiyorum gözlerinizden
Gece oldu mu bir seviniyorum ki
Duvarlara gölgeniz düşüyor
Durmadan uzuyor boynunuz bende
Enseniz güzel ya daha güzelleşiyor
Tutup gölgenizi soyuyorum
Meydana çıkıyor güzelliğiniz
O çizgiler, o üçgenler, o yuvarlaklar
O şeyler benden gizlediğiniz
Hepsi bir bir aşikar oluyor
Siz uyurken sizden uzakta
Aynı yastığı paylaşıyoruz her gece
Ben bir yatakta, sen bir yatakta
Gördünüz mü yine kahroldunuz işte
Öpüşmekten, sevişmekten, yorulmaktan
Bari evet deyin de kurtulun
Böyle her gece benim olmaktan
Dostları olmalı insanın,
Aynen gemilerin limanlari gibi
Zaman zaman uğradığın
Yükünü boşalttığın
Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda
Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
Geri döneceğin günü bekleme umuduyla
Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
Halatlarını çözmeli
Seni çok ama çok özlemeli
Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Yolunu ısıtan ustan olmalı,
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde
Üzerindeki tek gömleğini.
Bu gece yine soğuk bir düşle uyandım
Hala üşüyordu parmaklarım
Bakışlarım seni aradı karanlıkta
Umut yoktu oysa bu olasılıkta
Kısık bir sevda ateşiyle sigaramı yaktım
Efkarım dağıldı odama
Duman duman oldu bakışlarım
Saatin beşindeyim acıların içinde
Özleminle dans ederken yüreğim
Acı bir sevda türküsüydü söylenen
Uzaklarda
‘Sonbaharda ‘ diyordu belli belirsiz sesiyle
Diyordu ki kavuşmak sonbaharda...
ZATEN ŞİİRİN ADI DAHİ GÜZEL...
Bu konuya şiir gönderenler; hepinizin duygusuna, düşüncesine, estetik ve inceliğine, tasfirine-yorumuna, ellerine ve dillerine sağlık diyorum... her dizeniz, her kelimeniz bir anlam yüklü; içimizi coşturan ve bizleri sevgi ve güzellik girdabında döndüren nakışlanmış ve traşlanmış sözcükleriniz için... Sizlere teşekkür etmekten öte ne diyebilirim ki!..
Ankara Acılarıhüznümün dudağıdır gökte acan karanfil
talih, bir cellat gibi vurdu yüreğimizi
ateşler ülkesinde o ve ben, iki mahkum
kah bir sevda çölünde parlayan ay ışığı
kah ruya bahçesinin zehirli sarmaşığı
uzaklardan bir rüzgar esiyor efil efil
sessizlik, acze duşen bir hayal kadar sefil
şimdi gül, ey korkular şehrinin yelpazesi
hasretin o en uzun, acının en tazesi
neden hala tütüyor burnumda karanlıgın
ruhum neden yıllardır kahrının pervanesi
bu esrar senin midir,yoksa gemilerin mi
hemen hergün bir yıldız kayıyor gözlerinden
gözlerin kan ağlayan deniz kadar derin mi
yoksa habersiz misin ruhumun kederinden
ah, bagrımda pütürlü bir bıçak kadar keskin
tabutumu bekliyor ankara acıları
bu ne bir aşk masalı, nede heyula ve kin
dumanlı bir çöküşün en kara acıları
Ayın güle Serenadıl
ey imtiyazlı güzel, uyan derin uykudan
hatırla bülbüllerin divane olduğunu
dün sabah seni görüp çarpılmış gökte güneş
önce anlayamamış ona ne olduğunu
gönderince kalbime ışığını bu gece
bildim bütün aşkların bahane olduğunu
şimdi ben de garip bir haldeyim, biçareyim
şaşırdım ayın kime pervane olduğunu
ll
rüzgarı senin için öpüyor dudaklarım
bal rengine boyuyor yolları senin için
dehlizlerin dumanlı, küflü karanlığından
aydınlığa çekiyor kulları senin için
misk-ü amber kokuyor çölün kalbinde zaman
sim-ü zerle süslüyor kumları senin için
senin için ırmağa karışıyor denizler
can meyvesi kırıyor dalları senin için
lll
bülbül yine mey’ustu; vatan virandı gülüm
uğrunda hayallerim bile yıprandı gülüm
Mecnun dahi Leyla’yı anmaz oldu yürekten
güzeller güzeliydi; hani sultandı gülüm
yaşamak, sonsuzluğu tattı avuçlarından
ölüm tomurcuklandı; kabir uyandı gülüm
bir kafdağı kalmıştı varlığından bihaber
seni görünce, o da tutuşup yandı gülüm
Artık İlgilenmiyorum SeninleBunca yıkılmış dağlar üstüne
Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin
Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden
Konarak pervazlarına gülüşlerinin
Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu
Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde
Dayanmıştım
Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime
Ta ki sevgilim
Kızaran bir gök bulutu
Ölümü
Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin
Kalbimin haritasına
Artık ilgilenmiyorum seninle
Demiştin barut kokan kelimelerle
Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi
Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde
Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta
Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan
Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:
Ben ancak bir tarih kitabı kadar
İlgileniyorum seninle...
Saçlarinin Teline Gönül BağladimGözlerimi Kapatip Sabaha Kadar Ağladimdedim Ya Güzelim ;ben nizipliyim Sevdim Miallahina Kadar Severimyalanim Yok Bunu Bilmeni Isterim...
Güzide Bir Abimizden Alinti...
Aşkın adını sevdanın yüzünü Sen bilmezsin, bilemezsin..Çünkü hiç sevmedin ki.Sevda bu kadar kolay değil, inan!Hele bir de karşılıksız olacaksa,Sen belki kırda bulduğum çiçektin,Ama değmezsin kitabın arasına koymaya.İnan bana…Güzelim.Yüreğimi yakan işte bu aşktı.Aşkın yüreği yanmazmış yalan!Hiç aşık oldun mu?
DİKEN DİKEN (1133 Hit)
zembilcide büyüyen, dal üstünde uyuyan
gülmek sende gül olur, sen bende diken diken
elmas beşik içinde kundağını öptüğüm
sevmek tende gül olur, ten bende diken diken
inci döker gözlerin asil kirpiklerinden
umut kanda gül olur, kan bende diken diken
kezzap akıtsan bile filizlenir yüreğim
ölüm canda gül olur, can bende diken diken
maverayı bulunca kapında süvariler
kılıç kında gül olur, kın bende diken diken
kafdağından öteye gidenler birgün döner
hasret handa gül olur, han bende diken diken
hasadı diriliştir tarlasında sevginin
buğday unda gül olur, un bende diken diken
acıların birikir, birikir de içimde
her şey bende gül olur, ben bende diken diken
NURULLAH GENÇ
HAYAL BEKÇİSİ (1775 Hit)
beklenmedik bir fırtınaydı gelişin...
uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde
yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını
bir fanus altında sıkışıp kaldığını..
aşkla kenetlenen kalplerimizin..
me'yus olduğunu,bunaldığını
biliyorum,hayal bekçisiyim..
mehtabı arayan karanlıklarda
yağmur yakışmıyorsa..
güvercin gözlerine yakışmıyorsa yağmur
nasıl açabilirim bulutlara derdimi
nasıl geçebilirim mayınlı köprülerden..
sellere karışan ayaklarımla
yığılıp kalıyor en güzel umutlarım
vurgun yemiş denizciler misali
göğsümün katranlı sahillerinde
zifiri saçlarıyla
infazıma ağıt yakan menziller
en salgın boşluğumu akıtıyor üstüme...
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim
ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim
ben kor merdivenlere göklerle tırmanırım
kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım..
ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim..
ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim..
ben yaklaşan saati beklerim odalarda
ihtilaller yaparım gözlerine dalar da.....