Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#67235
Güller Ağlar İçimde Ne zaman ayrilik saati gelse En vazgecilmez yerinde yasamin Duysak ayak seslerini aksamin Ve sokaklardan el ayak cekilse Bir urpertiyle duyarim o zaman Seni cagiran sesi uzaklardan Ne zaman ayrilik saati gelse Bir gariplik coker icime birden Kalan tek ani gibi bir devirden Durmadan calinir o gamli beste Sanki bilir de hazin oykumuzu Bulutlar aglar, kararir gokyuzu Ne zaman ayrilik saati gelse Bir caresizligi anlatir gibi Birden degisir gozlerinin rengi Mavi solar, koyulasir yesilse Sarinca ruhunu eski bir huzun Ucar gider pembeligi yuzunun Ne zaman ayrilik saati gelse Uzatsan ozlemle dudaklarini Tum agaclar doker yapraklarini Ne cicek kalir ortada, ne bahce Sadece ugultusu o ruzgarin Ve bir umut kirintisi: belki yarin Ne zaman ayrilik saati gelse Bir firtina cikmiscasina, buyuk Icimizdeki gullerin boynu bukuk Bir zaman kalakalirim oylece Neden sonra gittigini anlarim Icimde guller aglar, ben aglarim.
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#67306
istanbulun sefiri;67205 wrote:Çim sahaya çıkmanın 6-0 fark atmanın Taraftarı ağlatmanın Günahı varmıdır hocam Kırmızı forma giyiyorsa İstereyek geliyorsa 6 tane de yiyorsa Günahı yoktur oğul Burayı çok sevdiyse Yine isterim dediyse Kendi rızasıyla yediyse Günahı varmıdır hocam Öylece bakıyorsa Şutları dışarı atıyorsa Altıya razı oluyorsa Günahı yoktur oğul Topu ağlara gömmenin Fileleri delmenin Topu eline vermenin Günahı varmıdır Hocam Fatih Terim başındaysa 98 yaşındaysa Daha yolun başındaysa Günahı Yoktur oğul 6 Tane atmanın Yarı sahada yatmanın İönerdirip baktırmanın Günahı varmıdır Hocam Taktiğini kavradıysa İleri geri oynadıysa Hala ders almadıysa Günahı yoktur oğul
MIKSAM SEVDIM BU SIIRI
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#67334
mehmet şiirler çok güzel eline saglık...
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#67352
ANKARA’ya ÖYLE YAKIŞIRDIKİ KAR……Yılmaz ERDOĞAN Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.. asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar... kimse keman çalmaz belki ama çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış gri sisli binalar... alnının ortasında ciddi bir devlet asabiyeti. çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar, bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş! (biz bir şeyi delicesine severiz ama tanrım neyi?) kahve önü çatlak mozaik bel kemiğine tehdit kürsüler üstünde çok sigara içen öğrenciler bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken hep onu sevmeyenleri severek hep onu sevenin gözlerinden kalabalıklara kaçarak karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara, yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını bir izmirli güzele dayatmak varken (hep kardeş olacak değiliz ya, yaşasın halkların sevgililîğî!) soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan dağda çoban, şehirde şark çıbanı sayılan, fırat'ın büyük elleri ararat'ın kız yelleri cilo'nun derin nefesleri hülasa kente hukuk mukuk okun mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar (belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman bu kar mevzuu kızlara yeterince ilginç gelmemiştir hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar hüzünlü gelmez insana ankara'da, yoksa bugün bir hayat yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra. Kimse keman çalmaz belki Belki bu fiim hiçbir zaman o kadar fiyakalı olmayacak ama Hiçbir lahmacunda o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin tadını vermeyecek bir daha Çok daha iyilerini yedim sonra bizzat Urfa'da hatta Ama hiçbirinde o kadar aç oturrnadım sofraya ankara'ya öyle yakışırdı ki kar çok yabancı bir soluk duyulur bazı bilinmez bir dilin ıslığından anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan ankara'da yaşamak yollarına hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama biz her duvara bilvesile onların adını yazarak yaşadık kül ve betondan mürekkep yaşadıkça yaşanılası gelen o tuhaf bozkır kokusunda. ankara'ya öyle yakışırdı ki kar. asfaltlar ışıldar... bir günden bir sürü gün yapan mesai saatlerinde hiçbir şey yapan hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan rakıyı bol sulu içen dokunmasın için deği! çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı, hep kağıtlara bakarak, hep kağıtlardan bakarak hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u aynı anda sevmeyi başararak, karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı çok beğenmeyerek ama yine de bu tasarrufunu takdir ederek boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi yürüyen... memurlar....... ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.. asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar... biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi dükkanının -ki bütün plan kar altında tuzsuz ay çekirdeği çitileyip yanı sıra bafra içmektir- kötü ışıklandırılmış vitrininden umutsuzca içeri bakan, kimliği gereğinden fazla sorgulanmış, merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş, -yani sistem kendi verdiği kimliği zırt pırt geri istemektedir- doğduğu yer yüzünden doğuştan kavgacı zannedilen ama pek çoğu kavgadan nefret eden kavgacı esmer cesur korkak çoğu kürt çoğu türk çocuklardık... ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.... ha sonra belki ahmed arifin aklına hiçbir şairin aklına gelmeyecek -çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir: kar altındadır varoşlar hasretim,nazlıdır ankara..... ustam yine sen bilirsin ama hangi aralıkta bir şair ölmüşse işte o,en netameli aydır bence. ankara'ya öyle yakışırdı ki kar... asfaltlar ışıldar... yalanlar... şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
KONT Üye
Üyelik: 2006-01-31 Herkese açık mesaj: 719
#67516
Yaw bir boş zamanım olsa bu bölümü donatıcamda yok iştte...:)
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#67656
ası çok guzel ya ben yılmaz erdoganın sıır kıtabını bıtırıdım adam çok guzel yazıyor
nizip güzeli Üye
Üyelik: 2007-04-11 Herkese açık mesaj: 664
#67783
ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM Kİ NEFES ALMAK DEĞİLMİŞ YAŞAMAK ATEŞLERDE YANMAK GİBİ BİRŞEY SENİ SEVERKEN SENSİZ OLMAK NE SENİ UNUTMAK GİBİ BİR ÇABA VAR YÜREĞİMDE NE DE AŞKIMI KÖRÜKLEYEN BİR RÜZGAR NE SENİ GÖRMEDEN DURABİLECEK KADAR GÜÇLÜYÜM NE DE KAYBETMEYE DAYANACAK KADAR KALBİM VAR YAŞIYORSAM SEBEBİM ,ÖLÜRSEM NEDENİMSİN ...
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#67786
Nizip güzeli;67783 wrote:ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM Kİ NEFES ALMAK DEĞİLMİŞ YAŞAMAK ATEŞLERDE YANMAK GİBİ BİRŞEY SENİ SEVERKEN SENSİZ OLMAK NE SENİ UNUTMAK GİBİ BİR ÇABA VAR YÜREĞİMDE NE DE AŞKIMI KÖRÜKLEYEN BİR RÜZGAR NE SENİ GÖRMEDEN DURABİLECEK KADAR GÜÇLÜYÜM NE DE KAYBETMEYE DAYANACAK KADAR KALBİM VAR YAŞIYORSAM SEBEBİM ,ÖLÜRSEM NEDENİMSİN ...
way be kimmiş bu Nizip güzeli sebebin ve nedenin olsan kişi
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#67790
Sen Aklıma Geldin Uykularım kaçtı gece yarısı Sen aklıma geldin doldu gözlerim Gönlümün sultanı aşkı canısı Sen aklıma geldin doldu gözlerim Sensizlik hançeri girdi bağrıma Hasretin gidiyor benim ağrıma Kulak ver sevdiğim benim çağrıma Sen aklıma geldin doldu gözlerim Hayalde rüyada seni ararken Bu gönül aşkınla her an yanarken Gecenin yarısı sabahlar erken Sen aklıma geldin doldu gözlerim Latifi seviyor şaşkın biçimde Aşk ateşi yanıyor kalbi içinde Her gecenin ikisinde üçünde Sen aklıma geldin doldu gözlerim güzeller güzeline
hattüç Üye
Üyelik: 2007-05-29 Herkese açık mesaj: 190
#67921
helal be mıksam
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#67935
Nizipli_mamet;67921 wrote:helal be mıksam
niye nolduki maamet aqa
nizip güzeli Üye
Üyelik: 2007-04-11 Herkese açık mesaj: 664
#68319
...GÖNLÜM NE DERTLİDİR NE BAHTİYAR NE KENDİNE YAR NE BAŞKASINA YAR CANIM İSTERSE BEN DİYAR DİYAR GÖLGEMİN PEŞİNDEN YÜRÜR GİDERİM...
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#68323
güzel olmus Nizip güzeli ellerine sağlık
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#68990
seni yaşamadan ölmeyeceğim aşka özgü zakkum bahçelerinde gene acılara kalıyorum ben deniz ölesiye yakın ayaklarıma ey ülkemin pusatsız kahramanları erzurum garında, banklar üstünde sükut-u hayale uğrayan kalbim geceyi kavrayan parmaklarımla bu hasret, bu hicran zelzelesinde beni kurtarmaya gücünüz yetmez çünkü mutsuzluğun mekteplerinde ıstırap dersleri alıyorum ben gittikçe yaklaşan bir afet gibi intihar yanılgısıyla yolar beni esarete çekiyor şehrayin şarkıları söylüyorum içimden şarkılar ki, hep aynı nakaratla bitiyor sen bir garip delisin gözleri perdelisin erzurum garında, banklar üstünde susuzluktan ağlayan bir güvercin içime vuruyor kanatlarını nağmelerin ateşinde parlayan kuşlar bölük bölük hayatıma giriyor bütün çığlıkları kuşanmış ölüm dudaklarında siyanür oysa bilmiyor ki, bu yolculuktan yollar tükense de, dönmeyeceğim seni yaşamadan ölmeyeceğim o çin harikası bakışlarını o pekin gözlerini gözlerin ki, gece donanmasıdır yoksul ve yabancı mısralarımın bedenimde çıban çıban ağrılar ben bu ağrılardan zevk alıyorum ejder tepesinde bunalıyorum bir yanda kum frıtınası diğer yanda esrarengiz karakalem çalışması bir deniz rüzgarla, yağmurla ve yıldızlarla başlamak üzere son ayinimiz erzurum garında gece yarısı bankların üstünde şimşekler konar bazen bir yıldırım gezinir saçlarımda bazen bir melek saatler boyu yakama ölümsüz çiçekler takar erzurum garında gece yarısı hıçkırıklar boğazıma tıkanır nemrut ateşiyle sabaha kadar içimde binlerce ibrahim yanar koltuğumda efsaneler kitabı kafdağından nergis devşiriyorum başını dayamış omuzlarıma o eski, o yaşlı zümrüdüanka ben bir çin şarhoşu samanyolunda denizi tartışan bakışlarını geçmişime asla gömmeyeceğim seni yaşamadan ölmeyeceğim perdeler kalkıp da sabah olunca aldırma aras’ın öyle bulanık öyle mahsun aktığına palandöken yine sisli, aldırma ben hem sise, hem çamura alıştım senelerdir bu acıyla buluştum mutluluk ne zaman çıksa karşıma yalnızlık bir zindan, çöker başıma
Nurullah Genç
asi ve mavi Üye
Üyelik: 2006-07-12 Herkese açık mesaj: 440
#68991
Şehrayin Şarkıları - 2 daha dokunmadan kurudu irem çöllere birtürlü yağamıyorum yeni bir koşunun başlangıcında biraz deprem sonrası biraz şehir hülyası bir kalp yangınından geriye kalan siyah gözlerine beni de götür artık bir bu yerlere sığamıyorum pembe uçurtmalar yolladığından beri sarardı tiryaki menekşeleri sonbaharın tozlu kafeslerinde sevgi turnalarına yakalanıyorum turnalar gidiyor; ben kalıyorum avareyim, asudeyim, yorgunum bilmiyorum neden sana vurgunum erzurum garında, banklar üstünde uyku tutmuyor karanlıkları yitik düşlerimi kovalıyorum gölgeler gidiyor; ben kalıyorum binbir türlü kokuyorsa yaylalar siyah gözlerine beni de götür baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendille sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum umutlar kalıyor; ben gidiyorum bütün yalkanlileri, deniz fenerleri kaptanları sorgulayan yanından geçen küheylanların korku tufanına yakalandığını siyah gözlerine beni de götür güneş ülkesinden gelen yiğitler benzeri olmayan bir dünya kursun cellat, ayrılığın boynunu vursun usul usul intizarı çürüten bu hercai diken, bu çılgın arzu sürüklüyor imkansız muştuların eşiğine gönül vadilerini bir ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tanyerine ya topla yaralı kırlangıçları ya da bu vefasız şarkıyı bitir özgürlüğe giden tutsaklar gibi siyah gözlerine beni de götür
Nurullah Genç

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim