Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#189304
SANA.. Durduramadığım bir nehirsin gönlümden akan Kurutmaya çalışıp da başaramadığım bir türlü Sen görebildiğim en güzelsin gülsün Sen benimsin gülüm; yüzün hep gülsün… En güzel korkuları sende yaşadım ben Sende tattım sevdanın o acı tadını Karanlıkların en aydınlık yüzünü gördüm yüzünde Sensin benim gülüm, ömrüm; en güzel güzüm… Çiçekler anlamlarını kaybetti seni görünce Güneş soldu; ay sönük kaldı senin yanında Sen ki aydınlığımsın benim en zifiri karanlıkta Zamanı zamansız yaşadım senle; gönlümce… MEVLÜT KARA Tarihsiz ve mekansızdır...
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#190179
ÇOBAN KAVALI Ey yüreğime işleyen ince sızı Senin de bir çaren bulunur elbet Gün gelir yerinde eser senin de Boşluğa söylenecek acı bir şarkı Her ne kadar şimdi canımı yaksan da… Tüllendi acılar bu gece vakti Sefil çobanın kaval sesinde bulduğum İnce notalardasın ey sevgili Öyle akıp gidiyorsun usul usul Öylece, yüreğime işleyerek… Göçmen kuşlar gibi sevgiler Döneceklerini umut edip giderler Demiş ya şair: Giden sevgililer dönmeyecekler Şairi haksız çıkar bu gecenin hatrına İçimi sızlatan şu ezgiye inat Sessizce gel; vakit önemsiz… Bitir şu vakit bütün küskünlükleri Eritip ruhumdaki şu masumiyeti Bir kuşun kanadında yalnız Bir tüyün yumuşaklığında süzülüp Konuver kalbimin en yufka mevsimine İlahi bir ezginin iç sızlatan ezgisinde… MEVLÜT KARA (17 Mayıs 2009 Pazar)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#190187
Bilinmezlere Gidip Gelirdim Bilinmedim İnandığım Her Şey Adına Yasak Sorular Sordum Kendime Bütün Denklemlerin Bir Bilinmeyeni Ben Oldum Sevgiyi Sordum Neden Bu Kadar Yalnizdik, Sen Söyle Bes Duyumu Yitirdim Kaç Zaman Anlayan Yoktu Yutkundum Arsenik Tadinda Yaşamam Sandım Kaçiyorum Bu Dünyadan Nedenini Hiç Sorma Bakislarim Benim Degil Artik Sesim Degisti Bu Kez Baska Gittim Kendimden Söylenemezseler Bilmeyecektim Ağlayınca uzun Ağlarım Kimseler Olmaz Bu Kez Baska Gittim Kendimden Söylemeseler Bilmeyecektim Ağlayınca Uzun Ağlarım Kimseler Olmaz Susmanın Konuşmaktan Zor Olduğu Anlardır Bu Anlar Mısın? Yaşam Ne Tuhaf Bilmecedir Sen Anlıyorsun, Biliyorsun Her Şeyi Biliyorsun Anlıyorsun Yanılmıyorum Anlayamayan Bendim Yaşamın Bir Düş Penceresi Olmadığını Çiçekleri Severken Dalları Kırmak Olmaz Sanırdım Aşkı Kendi Rengiyle Taşıyıp, İçimi Sancılar Bastığında Avuçlarımda Kederi Eritip Yürüdüm Sandım Kimselerin Bilmediği Yerlere Bütün Tanımları Değiştirip Öylesine Hesapsız, Hiç Beklenmedik Sevilir Sanırdım Gözümün Önünde Vurdular Beni Birden Bire Bensiz Kaldım Durduk Yere Düştü Ellerim Oysa Bedenimde Cehennem Benzeri Atesler Vardı Sana Her Şeyi Anlatmadım Şimdi Hangi Aynaya Baksam Kimliksizim Ben Büyük Kederleri Unutturacak Büyük Mutluluklar Bulmalı Derin ve Keskin Acılar Yaşamakta Olan İnsanlar İçin İmkansızdır Taşınması Zor Acıları yaşamış İnsanlar Bazen Büyük Bir Mutluluk İhtimali Kapılarını Çalsada O kapıyı Açacak Gücü Ve Cesareti Kendilerinde Bulamazlar Hatta Sessizce Durup Kapılarını Çalan Bu Beklenmedik Yolcu Gitsin Diye Beklerler Kederli İnsanları Yeniden Hayata Döndürüp Yüzlerini Gülümsetecek Tılsım Küçük Ani ve Kısa Sevinçlerde Gizlidir YAR... İnsan Belki Bir Kere Kendini Ve Kimliğini Öldürebilirdi Ama Bunu İkinci Kere Yapmak İmkansız Gelirdi Sen Bir Kez Sendeki Seni Öldürdün Ona Sadece Hayatından Küçük Dakikaları Ayırdın Ben Sendeki Senin Kapısını Çalan Beklenmedik Yolcuydum Sen Gitmemi Bekliyorsun Dokunmanın Korkunç Hazzını Keşfedip Dokunamamanın Korkunç Hazzını Duymak İçin Duymak Gibi Bişey Bu Sendeki Anlatma İsteğiyle Saklama Arzusunu Bir arada Görmek Oysa Biz Zamanın İzini Kaybetmiş Zamandan Kopmamış Olanların Asla Anlayamayacağı Bir Zamansızlıkta Karşılaşmamışmıydık Uğultulu Sesler Arasında Birbirimizin Sesini Duyup Dinlemeyi Öğrenmemişmiydik Hayat... Her Eksilttiğinin Yerine Bişey Veren Ya da Her Verdiğinin Karşılığında Bişey Eksilten Bi Oyun Değilmiydi Eksilttiklerimizin Karşılığında Bu Paylaşımı Bulmuşken Bize Sunulan Bu Paylaşım Karşılığında Eksilen Neydi Zamandan Kopmamış Olanların Yaşayacağı Korku Niye Senin Duyumsadığın Duyguları Duyumsamamdan mı Korkuyorsun Ben Bu Paylaşıma Bir Kimlik Aramıyorum Sevgili!!! Zamandan Kopmamış Olanların Ad Koyma Çabası İçinde Değilim Ben Zamansızlıkta Bulduğum Bu Sevginin Zamanın İçinde Kaybolmasına İzin Vermemek İçin Bütün Çabam YAR!!! Bu Çabayı Kimseler Anlamaz Bilirim Ama Sendeki Sen Anlar Senin Verdiğin Kimlikten Fazlasını Yaşamıyorum Bir Ses Duyumu Kelimelerce Kelimelerce Olsada Örselenmiş İlişkilerde Unuttuğumuz Fotokopiyle Çoğaltılmış Sevgilerin Yaşandığı Şu Anlarda Hep Özel Kalacak Bir Tat Yaşadığımız Kaçmaya Çalıştınmı Yakalandığında Kaçtığında Sahip Olduklarını Bile Kaybedersin Unutma!! Ben Belki Kaçmayı Beceremedim Ve Yakalandım Belki de... Vazgeçmekte Geç Kaldım Bilki Kazanma Şansım Hiç Yok Sevdiğim... Kahraman Tazeoğlu
mavi buz Üye
Üyelik: 2009-05-15 Herkese açık mesaj: 61
#190199
Beni mi Seviyorsun? Kadın adamı çok seviyordu... Yemyeşil ovalarını verdi adama Yaşam fışkıran. Beni seviyor musun? Evet, dedi adam... Güneşini, ayını verdi kadın Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına... Beni seviyor musun? Tabii, dedi adam... Kadın çağladı Gürül gürül akan pınarını verdi adama. Beni seviyor musun? Elbette, dedi adam... Kadın bağlandı Yaşam ipini adama verdi. Bir oldular tek oldular adamla. Beni seviyor musun? Biliyorsun, dedi adam... Kadın dağlarını verdi adama Tırmandılar doruklara. Beni seviyor musun? Aşağılara baktı adam zirveden Başkalarını gördü Sustu adam... Ağladı kadın... Gözyaşını verdi adama Almadı adam... Kadın onurunu verdi adama Şaşırdı adam... Sordu yine usulca kadın Beni mi seviyorsun? Onu da seviyorum seni de, dedi adam... Sustu kadın, sustu Verecek bir şeyi kalmadığında... Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam Başkasını sevebilmek için... Çıkarıp yüreğini verdi kadın. Korktu adam... Beni sevmiyor musun, dedi adam. Sesi yoktu kadının söyleyemezdi. Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı. Kalbi yoktu kadının sevemezdi. Onuru yoktu kadının yaşayamazdı... nurdan ünsal
nizipli_mehmet Üye
Üyelik: 2005-10-03 Herkese açık mesaj: 8.461
#190275
mahsuni abi yazıların ve şiirlerin çok güzel inş. bi gün kitabınıda okuruz...
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#190308
DÜNYA Burada hiç kimse durucu değil, Hepimiz dünyâdan göçmeye geldik. Kör olan bu işi görücü değil, İyiyi kötüden seçmeye geldik. Pazarcılar gibi alış-verişle, Öbür âlem için bir sürü işle, Az bir sıkıntı, biraz bekleyişle, Bu çetin köprüyü geçmeye geldik. Gelmedik buraya biz dava için, Encâmı karanlık bir kavga için, Dünyâlara ait bir sevdâ için, Bizler âb-ı hayat içmeye geldik. Kehf ashâbı gibi mağaralarda, O en Kutlu ile mübârek GÂR'da, Henüz ölüp gömülmeden mezarda, Bitmeyen çileyi çekmeye geldik. Niceler düştüler dünyâ ağına, Vuruldular bahçesine bağına, Anlarlar varınca son durağına, Bizler bu bahçeyi ekmeye geldik... M. Fethullah Gülen
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#190359
BENCE SEN DE SIMDI HERKES GIBISIN Gözlerim gözünde aski seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence simdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün gece Kaçiyorum bugün senden gizlice Kalbime baktim da iste iyice Anladim ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karisti simdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de simdi herkes gibisin alıntı..
mavi buz Üye
Üyelik: 2009-05-15 Herkese açık mesaj: 61
#190437
ADIMLA NASIL BERABERSEM hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın karanlık boşluklarında akıp giderken zaman adımla nasıl berabersem öylece beraberiz seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz ve sonra her zaman her ölümlüye aynı şartlar altında kısmet olmıyan gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın ATTİLA İLHAN
mavi buz Üye
Üyelik: 2009-05-15 Herkese açık mesaj: 61
#190769
EĞER O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer. Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer. Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer. İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer. Issızlığa teslim olmazdı sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!! CAN YÜCEL
blackcat Üye
Üyelik: 2008-01-09 Herkese açık mesaj: 72
#191104
GÜZELLİK Güzellik istiyorum başka hiçbir şey Baharın yeşili sarısı güzün Birazcık mutluluk birazcık hüzün Güzellik istiyorum başka hiçbir şey En derin ummanlar ışığa muhtaç En güzel halimiz beşiğe muhtaç Bütün güzellikler aşığa muhtaç Güzellik istiyorum başka hiçbir şey Bebeğin ilk yarım hecelerinden Aşığın en zor gecelerinden Dünyanın bütün acılarından Güzellik istiyorum başka hiçbir şey Orman kuytusunda bir tohum gibi Deniz kenarında çakıl kum gibi Duvara gölgesi vuran mum gibi Güzellik istiyorum başka hiçbir şey Yaşadıkça çirkin olmayacağım Hep karşı duracak yüreğim ve bileğim Ecel anında bile son dileğim Güzellik istiyorum başka hiçbir şey Cengiz Kılıçparlar
tytyhgtyhgh Üye
Üyelik: 2007-07-17 Herkese açık mesaj: 353
#191213
Şerefsiz Ne ararsın tanrı ile aramda? Sen kimsin ki orucumu sorarsın? Hakikaten gözün yoksa haramda, Başı açığa neden türban sorarsın? Rakı, şarap içiyorsam sana ne? Yoksa sana bir zararı içerim. İkimizde gelsek kıldan köprüye, Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim! Esir iken mümkün müdür ibadet? Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et. Senin gibi dürzülerin yüzünden, Dininden de soğuyacak bu millet. İşgaldeki hali sakın unutma! Atatürk'e dil uzatma sebepsiz. Sen anandan yine çıkardın ama, Baban kimdi bilemezdin şerefsiz! Neyzen Tevfik
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#191259
Adalet - Adavet Adaletle adavet yanyana yürümez ki Adavet çürür amma, adalet çürümez ki Adavet hırstan doğar, gözü kör, vicdanı kör Adalet ayaklara ip takıp sürümez ki...
Abdurrahim Karakoç
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#191266
Polen2734;191213 wrote:Şerefsiz Ne ararsın tanrı ile aramda? Sen kimsin ki orucumu sorarsın? Hakikaten gözün yoksa haramda, Başı açığa neden türban sorarsın? Rakı, şarap içiyorsam sana ne? Yoksa sana bir zararı içerim. İkimizde gelsek kıldan köprüye, Ben dürüstsem sarhoşkende geçerim! Esir iken mümkün müdür ibadet? Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et. Senin gibi dürzülerin yüzünden, Dininden de soğuyacak bu millet. İşgaldeki hali sakın unutma! Atatürk'e dil uzatma sebepsiz. Sen anandan yine çıkardın ama, Baban kimdi bilemezdin şerefsiz! Neyzen Tevfik
Ben de bu sabah Ustadi dinliyordum ne guzel tesaduf dedim siiri gorunce. Ama bu siir pek ona ait gibi gelmedi bana! Benden de ''Idam siiri' bu siir sebebiyle idam fermani almistir. Kal'a-i âsâr-ı zulme verdim istihkâm-ı tam Ettim istibdad ile tarihe ibka-ı nâm Öyle tarsîn eyledim olsa cihan zir ü zeber Attığım üss-i mezâlim haşre dek eyler devam Ben o cellâdım, vatanda açtığım her yârenin İltihâbı bir zaman etmez kabul-i iltiyâm Nerde Cengiz, Engizisyon, nerde Haccac ü Yezid, Nerde Timur, Hülâgû, nerde ecdâd-ı izâm Nerdedir Şeddâd ü Nemrûd, nerdedir Ad-u Semûd Her cihetçe zâlimân-ı dehre ben oldum imâm Ben ölürsem mülk-ü millet bitmeden volkan gibi Ka'r-ı lâhdimden tüter eflâka dûd-i intikam! Ol kadar ezdim şu miskin milleti ki etmesin Fasl-ı dâvâ eylemek'çün rûz-i mahşerde kıyâm!
YusufSerce Üye
Üyelik: 2006-08-30 Herkese açık mesaj: 510
#191530
Burda tartisilmasi taraftari degilim. Sadece ustteki siirin dunden beri duzeltilmesini bekliyorum. Eger duzeltilirse benim mesajim da silinebilir yok duzeltilmez ya da itiraz edilirse ayri baslik acarak tartismaya devam edecegim. Ilmi ve edebi hassasiyetimiz malumdur butur hatalari hele de baskasina kizarken yapmamiz uygun olmuyor. Ustteki siir, dun 'hafif ifade ettim' ama dikkate alinmadi bugun biraz daha ciddi yaziyorum Neyzen Tevfik'e ait DEGILDIR! Bu densizlik daha bircok 'zirva' siirler icin o dereceye vardirilmistirki nihayet ailesi 'mahkeme kararlari' cikarmak zorunda kalmistir.
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#191647
Bir Sırrım Vardı Benim... Bir sırrım vardı benim, Kimselere diyemediğim Bir martı yaşardı kaçak.. En kuytusunda yüreğimimin.. İzin almamıştı benden oraya yerleşmek için Vurdum kilidi üstüne, Ne su verdim,ne besledim,ölsün diye bekledim! Gün oldu, Çok ağladı.. Özgürlüğe yalvardı Biraz tuhaftı Git dedim, Kaldı.. Tek isteği sana doğru uçmaktı Olmazdı..olmamalıydı Vurdum kilidi üstüne, Ölsün diye bekledim!.. Bir gün. Sana gelirken aleleacele, Açık unuttuğum kapıdan sızıverip gizlice Hiç beklemediğim bir anda Dudaklarımın arasından kanatlandı aniden.. Bir çığlık attı; Öyle bir çığlıktı ki, Sen ürktün, Ben utandım.. Yıldızlar ayağımın altında Birer birer ufalandı Başımdan aşağı dökülen, Kaynamış sular değil, Düpedüz hayatımdı Ah işte o martı, B! ana ne yaptığını hiç anlamadı. Çünkü o da dünyadan en güzel şeyin, Sevilmek olduğunu sandı Bense hayatımda ilk defa, Sevmeyi tatmıştım yeni. Sana hissettiğim aşkta! Hesapsız kitapsız..hiç karşılıksız Sevmeyi öğrenmiştim Bir martı..bir hata.. Seni kaybettim! Martıya ne mi oldu sonra? Suçluydu..kızgındım Bir kurşun sıktım alnının ortasına Vurdum kilidi üstüne, Ölsün diye bekledim! Son bir gayret seslendi Bir garip baktı yüzüme ''Tamam dedi..özür dilerim Bir hataydı kabul..affet ölmek üzereyim Fakat hemen şimdi söyle..merak ederim.. Madem sevilmek değil,sevmekti istediğin, Onu kaybettin diye sevemez misin?'' Sustum cevap veremedim. Açtım kilitleri ! Sardım yaralarını.. Yaşasın diye dua ettim. Bir sırrım var hala benim, Kimselere demediğim. Bir martı yaşıyor hür, En kuytusunda yüreğimin! Sair; Bilinmiyor
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#192144
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan’da Ganj Nehri’nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de… New York’ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de… Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan… Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye… Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da… Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya… İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır… Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara… Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi… İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu… Birazdan Sabah Olacak… Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak… Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım… Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek… Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak… AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#192145
KELEBEK İkimize kalan artık Zayi olan bunca emek Payımıza düşen, biraz ayrılık Tadı acı, tuzsuz biraz… Kalktı herkesler sofradan Bir başımıza bırakıldık İbarettik iki cansız bedenden Sofrada bize kalan ayrılık Farksızdı belki şimdi Suyu bırakılmış iki ruhsuz gülden… Eserken üstümüzden hazan rüzgarı Dalgalanan bir bayrak gibi canlarımız O kadar kutsal ve cansız Gözlerin andırıyor şimdi canım Kararsız bir kararı… Baki bir tesirdi gözlerimin içinde Bana bıraktığın bakışsız nazar Bir kelebek gibi huzur içinde Ölümü yaşamak uçup giderken Kafi gelir o zaman mezarsı bir duvar Bir de yağsa şöyle tül tül kar Ebedi bir huzurun nidası göç ederken Sen titrek bir kanunun üşüyen tellerinde… Ey iki çift gözle başlayan aşk Bitmeyi bu kadar kolay mı sandın? Belki şimdi çukur çukur gözlerim Belki yaşlara mezar Lakin aşka verilmedi böyle bir hak Aşklara, aşıklara ölmek hep yasak… Şimdi bir daha düşün Kelebekleri ölümsüz kıl da öyle git Güllerin başını kaldır da öyle Git lakin son defa iki kelime söyle Söyle de, canımı al da öyle git… 18 Mayıs 2009 Pazartesi MEVLÜT KARA
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#192146
çok güzel bir şiir yazmıssın gercekten tebrik ederim:)
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#192147
Bakış açısı ... :)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#192148
YELKENSİZ GEMİ... "Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "Bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki, ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden, Mücadele beklemiştim oysa... Yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım... Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa, onu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa, bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, Geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm martıları uçurdun şimdi... Hangi yöne gittiler bilmiyorum, Geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, Neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde? Neden artık rüzgar esmiyor, Her şey seninle mi kaldı yoksa? Mantığım... Mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ve senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı balkondaki akasyaları sularken, Fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... Su, onun için hayat olmalıydı oysa... Ve... Sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, Olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, Farklı mevsimleri seviyorduk, farklı zamanlarda.... Sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, Daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, Ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... Yıldızları söndürmekti... Sorunları yok etmekti... "Bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine, sıradan, şakacıktan... "Hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... Defalarca "kal" demeliydin... Oysa, demedin... Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben Akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... Belki böylesi daha iyi oldu... "Kal" deseydin kalırdım... Hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım. Yakamozlarla kalırdım. Demedin oysa! Bilir misin? Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin? Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin? Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... 'KAL' desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA!!! Fatoş YILDIZ
mavi buz Üye
Üyelik: 2009-05-15 Herkese açık mesaj: 61
#192163
PİA ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia'yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldızlar basar bir hançer gibi çıkıp giderdim ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese singapur yolunda demeseler bana bunu yapmasalar yorgunum üstelik parasızım pasaportsuzum ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia'nın sırtında yoksul bir yağmurluk çocuk gözleri büyük büyük üşümüş ürpermiş soluk ellerini tutabilsem pia'nın ölsem eksiksiz ölürdüm ATTİLA İLHAN
mavi buz Üye
Üyelik: 2009-05-15 Herkese açık mesaj: 61
#192164
BELMA SEBİL seni ben kallavi sokağı'nda gördüm sen beni görmedin görmedin kapıları çaldım adını sordum söylemediler öğrenemedim seni ben kallavi sokağı'nda gördüm bir daha görmedim bilmedim belma sebil adını yakıştırdım aklıma geldikçe her sefer gözlerinin mavisini bitirdim saçlarının siyahına başladım kallavi sokağı'nda güvercinler benim karanlık istanbul'um bir esnaf kahvesine oturdum belma sebil ya geçti ya geçer rüzgarını içime doldururum kallavi sokağı'nda güvercinler bunca yıl sönmemiş umudum nisan değilse mayıs perşembe değilse pazar ben belma sebil'i bulurum ATTİLA İLHAN
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#192510
ELİMDEN GELEN BU Elimden gelen bu ben iki kişiyim Çoğalmak neyse ne azalmak zor Birisi seni her an bırakıp gittiğim Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim Gözlerine kirli bir bulut getirdim Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor Elimden gelen bu ben iki kişiyim Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o Bir yerin üşüse onun sıcaklığı Öbürü en içten çağrını işitmiyor Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o Bakışları kıyısız deniz uzaklığı Elimden gelen bu ben iki kişiyim İkisi birden çıkmaya uğraşıyor Bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim Birisi yeni baştan serüvene başlamış Öbürü silahında son mermiyi sıkıyor Çoğalmak neyse ne azalmak zor ATTİLA İLHAN
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#192511
ÇOCUKSUN SEN Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum. Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... AHMET TELLİ
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#192512
YASAK SEVİŞMEK öteki kapımdan gel bunu açamazsın eski gözlerinle gel öldürmek vakti gel hem tetik bulun ardında biri olmasın hanidir ben bu evde saklanıyorum adımı değiştirdim başka bir adla yaşıyorum gece gündüz siyah gözlük kullanıyorum öteki kapımdan gel bunu açamazsın sabaha karşı gel bütün gözlerinle gel pancurların gerisinde kararıyorum içime belalar doğuyor sonbahar doğuyor telefonda sesini tanıyamıyorum yüzün parmaklarımdan akıp kayboluyor böyle hep bir şey kopuyor bir şey kırılıyor sabaha karşı gel eski gözlerinle gel öteki kapımdan gel bunu açamazsın hem tetik bulun ardında biri olmasın artık hiç kimse beni yaşamıyor aşklarımı büyük kemanlarla çizdiler korkularım oldum bittim kimsesizdiler yalnız bir mısra mıyım ıslanıyorum bir revolver romanımı tamamlıyor oyun bitti ışıklarımı söndürdüler yokmuşsun gibi gel öldürmek vakti gel öteki kapımdan gel bunu açamazsın üzerime kilitleyip mühürlediler hem tetik bulun ardında biri olmasın ATTİLA İLHAN

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim