Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#169578
Ama şunu belirtmekte fayda görüyorum. Paylaştığınız şiirlerin şairlerini belirtirseniz emeğe saygı göstermiş olursunuz. En azından aldığımız kaynağı belirtelim. Şimdiden teşekkürler...
secretgarden;169112 wrote:bencede illa söyle olsun diye bi kural olmasın dileyen kopyala yapıstır yapsın dileyen kendi siirini yazıp altına adını düssün herkes nasıl mutlu olucaksa yani:)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#169581
subutay;169578 wrote:[ı]ama şunu belirtmekte fayda görüyorum. Paylaştığınız şiirlerin şairlerini belirtirseniz emeğe saygı göstermiş olursunuz. En azından aldığımız kaynağı belirtelim. şimdiden teşekkürler...[/ı]
ben bütün paylasımlarda muhakkak altına alıntı diye not düsüp isim belirtiyorum böylede olması lazım zaten size katılıyorum :)
mahsuni63 Üye
Üyelik: 2008-05-16 Herkese açık mesaj: 336
#169584
Arkadaşlar mahsunsiirler.blogcu.com sitede naçizane benim yazdığım ve diğer şairlerimizin kaleme aldıkları güzel şiirler var. Okursanız sevinirim. Mesela birini burada aktaralım. MUHTACIM SANA Küçük bir çocuk düşün Annesinden ayrı düşmüş Anne sevgisine muhtaç İşte, işte öyle muhtacım sana Gece vakti soğukta dışarıda gezen Gencecik, gencecik bir ayyaşı düşün Yanan sıcak bir sobaya muhtaç İşte öyle; öyle muhtacım sana Ramazan ayında oruçlu Küçücük bir çocuğu, çocuğu düşün Bir tabak sıcak çorbaya muhtaç İşte öyle; öyle muhtacım sana Çocuğuna ekmek götüremeyen Kırk yaşında bir işçi babayı düşün Dört tane bayat ekmeğe muhtaç İşte öyle; öyle muhtacım sana Hayatında Allah nedir bilmemiş Sığınacak bir liman arayan ateisti düşün İşte öyle muhtacım ki sana Allah kadar olmasa da… MAHSÛN (27 Kasım 2007 Salı)
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#170494
Bana benden olur, her ne olursa, Başım rahat bulur, dilim durursa. (Anonim)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#170576
Aşk ve katil uzaklık avutur ve sessizlik başlar acıtmaya ihanet, ayrılığa borçlanmaktır bilinmez, kimden akar en çok kan orda her aşk bir gün, kendi katilini bulur silah çeker biri, öteki ortak olur suça mecalim yok yeni cinayetlere, körelmiş maharetim bir kurbanım var ki, öldüm ölesi bende yaşar şifrelerimi çözdüm, buydu son ustalığım gönlüm dehlizimde beni boş yere arar bütün yakınlarımı buluşturdu vicdanım benden eksilen hakikat, fazlaymış artık hayata tek mülküm kaderimdi, vedalaştım unutulur emanette zaten, ruhum da görgü tanıkları, posta güvercinleri, akbabalar aşk çekişen biri var olay yerinde, belki o aklar kundakladım gövdemi, enkazdan ibaretti o da parola sordu birbirine dağılmış parçalarım yüzüme sürmek için sakil sözler aradım iyice sürttüm çehremi toprağa, rengim atsın, aşınsın harflerim bir parem düşman olsun kırkına ücramla çarpıştım yetmedi omuzbaşımla barıştım dinmedi kapattım sesimi, ışığımı söndürdüm yaktım, benden kalan ne varsa küllerimi bulduğum bu kuyu köşede bir hava kabarcığı altında GÖRDÜM: beni uzaklık avutmuş sessizlik acıtmış seni
Akif Kurtuluş
sütcühössün Üye
Üyelik: 2007-06-07 Herkese açık mesaj: 607
#170629
Annem... Üşüdüm titredim geceler boyu Kapımı kimseler çalmadı annem Meğerse acıymış gurbetin suyu Bir sıcak aşını özledim annem Dostlarım vefasız yarim vefasız Senin şefkatine muhtacım annem Garip kuşlar bile kalmaz yuvasız Evsiz barksız kalmışım yalnızım annem Dönerim elbette yeter üzülme Sarılıp ellerini öperim annem Yeter ki üstümde duan hep olsun Allah'ın izniyle dönerim annem
sütcühössün Üye
Üyelik: 2007-06-07 Herkese açık mesaj: 607
#170635
Askerde Şimdi Sevdamın güneşi gözümün nuru Her şeyim bir tanem askerde şimdi Gözümün bebeği canımın içi Her şeyim bir tanem askerde şimdi Ağlama ne olur döner diyorlar O da senin için ağlar diyorlar Ecel vursa bile şehit diyorlar Her şeyim bir tanem askerde şimdi O benim sevdalım nöbette şimdi… Bu sevda yüzünden yandım kül gibi Anam babam bile oldu el gibi Gözlerimde yaşlar akar sel gibi O benim sevdalım askerde şimdi. Ağlama ne olur döner diyorlar O da senin için ağlar diyorlar Ecel vursa bile şehit diyorlar Her şeyim bir tanem askerde şimdi O benim sevdalım nöbette şimdi…
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#170719
Yeter ki Gel Üzülme her hafta gelemem diye Haftada olmazsa ayda gel canım. Üç yüz altmış beş'i böl on iki'ye Sırala otuz'u say da gel canım. Bekletme geciken müddet ziyandır Güzele kin,öfke,hiddet ziyandır Varsa gurur,kibir,şiddet ziyandır Onları orada koy da gel canım. Kitap 'aşk masal' der,yıkar bırakmaz Akıl 'tedbir al'der çöker, bırakmaz Korku 'gitme kal'der çeker, bırakmaz Sen gönül sözüne uy da gel canım. Yazı,güzü,kışı bahar zamanı Yaşadın bilirsin ki her zamanı Dinle rüzgârları seher zamanı Uzaktan sesimi duy da gel canım.
Abdurrahim Karakoç
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#170783
KOŞMA Mevlâ-yı seversen dergâh-ı yâre, Arz et ahvâlimi bir beyânnâme Gizli sırlarım var şâh-ı dildâre, Açılma ağyâre el-aman nâme. Hasretin sînemde mihmân ettiğim, Her gece gamlarla dîvân ettiğim. Hicr ile subha dek vîrân ettiğim Aşkına yandığım her zaman nâme. Zihnî’yem sen teki çiğer dağlıyam, Sevdâ esîriyem kolu bağlıyam, Kime derdim yanam kime ağlıyam, Bildir ahvâlimi perîşân nâme. Yârsız gurbet elde garîb serime Dâr oldu zemîn ü âsumân,nâme ! Bir bir ahvâlimi söyle yârime, Dil bilmez garîbe tercümân, nâme. Diz çöküp elinden ayağından öp, Yine gerdânından dudağından öp, Evvel bukağından yanağından öp, Sonra sergüzeştim kıl beyân,nâme. İmtisâl eyleyip fermân-ı aşka, Tîr olup atıldım kemân-ı aşka, Zihnî çıktım hezâr dîvân-ı aşka, Sevdâ ile oldum imtihân nâme. ZİHNİ
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#170784
Koşma, Türk Halk edebiyatında doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar gibi konuların işlendiği en sık kullanılan şiir türü. Dörder dizelik bendlerden oluşur. Bend sayısı genellikle 3, 5 arasındadır. Hece ölçüsünün 6+5 veya 4+4+3 duraklı 11’li kalıbıyla yazılır. Şair koşmanın son bendinde ismini ya da mahlasını söyler. Koşmalar dile gitirilen duygular ve söylenişlerine göre koçaklama, güzelleme, taşlama, ağıt gibi isimler alır. Karşılıklı konuşma şeklinde yani "dedim" "dedi" diye başlayan dizelerle de söylenebilir. Bu tür koşmalara "mürâcaa" ismi verilir. Bütün kafiyeleri cinaslı olan koşmalara "tecnis" denir. Koçaklama, konusu savaş, yiğitlik, kahramanlık olan halk edebiyatı şiirlerine denir. Çoşkun ve yüksek tempolu söyleyişleri vardır. Halk edebiyatında bu türün en güzel örneklerini Köroğlu ile Dadaloğlu vermiştir. Koçak, yürekli yiğit demektir. Âşıkının en meşhur koçaklama şairi Köroğlu'dur. Köroğlu fakirleri koruyan, yardım eden; padişaha saygılı, onun için savaşan; vali, vezir, bezirgan, sancakbeyi, yeniçerilerin ise düşmanıdır. Aşağıdaki koçaklamada Köroğlu, Bolu beyini dağlara çağırır. Ancak karşısına büyük bir ordu çıkar, bunların tüfeği de vardır. Yine de Köroğlu savaştan kaçacak değildir, bildik usulüyle saldırır. Yiğit, dönemini onurla kapatır. Aslında Köroğlu ölmemiş, kırklara karışmıştır. [url]http://www.eklavye.org/kosma-turleri-edb-t-15022.html[/URL]
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#170913
Bilmek istersen seni Can içre ara canı Geç canından bul anı Sen seni bil sen seni Kim bildi efalini Ol bildi sıfatını Anda gördü Zatını Sen seni bil seni Görünen sıfatındır Anı gören Zatındır Gayrı ne hacetindir Sen seni bil sen seni Bayram özüni bildi Bileni anda buldu Bulan ol kendi oldu Sen seni bil sen seni Hacı Bayranı Veli (k.s.a)
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#170956
Gönül Şakası dokunaklı bir sezondu,av mevsiminde av, avcıydım av yasağında huylandım,karmaştım ama,bu koruda gece gönüllü silahlanır sokaklar kapandır,odalar pusu,ruhunu burkar aldanış neden herkes GÖNLÜNÜ DEĞİL de, TUZAĞINI KORUR UNUTMA ki, YARASALAR DA BİLİR KÖREBE OYNAMASINI GÖNLÜNÜ BULAMAZ DA, çarpar kanatlarını duvara, kendi kanını sorar PLANLAR HAZIR, kaçış yolu tamam, ustalaştın bu soygunda yine de ÇIRAK ÇIKAR BİRİNİN GÖNLÜ, her şakada vurulur muhbir kim,ilk kurşun neremi çeldi, KİMSE SUSMASIN BİR TEK GÖNÜL, bu görüşmeye GİZLİLİK KAYDI koyar KIRILACAĞIN ŞEYLERİ SORMA HAYATA, YANITI YOK aldatmanın çünkü her şakada oyunbozandır gönül ve herkesin ASLINDA KENDİ GÖNLÜNE bir borcu KALIR
Akif Kurtuluş
okyanus_27 Üye
Üyelik: 2007-04-26 Herkese açık mesaj: 513
#171123
Neredesin Sen? Şu garip halimden bilen işveli nazlı Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Datlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyo Hiç bir tabip bu yarama melhem olmuyo Boynu bükük bir Garibim yüzüm gülmüyo Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
Neşet Ertaş
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171150
Rica Çileyi koklayıp gül niyetine Zindana girersen, beni de çağır. Sabrı, kanaatı bal niyetine Ekmeğe dürersen, beni de çağır. Bazen iki dünya sığar içime Bazen iki güneş doğar içime Bazen gam yağmuru yağar içime Sen beni ararsan, beni de çağır. Dostların var ise divanelerden Göz yaşın aktıysa minarelerden Binlerce senelik viranelerden Birşeyler sorarsan, beni de çağır Ezelin ezelden öncesi vardı, Yine sonsuzluktur sonsuzun ardı. Zaman yumağına bizi kim sardı? Aklını yorarsan beni de çağır. Dışarda göz yanar, içerde yürek, Taahhüt ehline tahammül gerek. Mazlum yarasına merhem diyerek Göz yaşı sürersen beni de çağır.
Abdurrahim Karakoç
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#171298
O tebessüm o tavırlar , o levendane hıram*Bir nazarda etti zalim bana dünyayı haramO tavırlar ne idi , neydi gülüşlerde meramBir nazarda etti zalim bana dünyayı haramO ne serkeş** , o ne mağrur , o ne zalimdir amanYan bakışlar , göz süzüşler , ne yamandır ne yamanBu temayül kimedir , anlamaz değil ah o civanBir nazarda etti zalim bana dünyayı haram* levendane hıram : Yakışıklı gibi naz ederek yürüyen**serkeş : inatçı , isyan edenBeste: İ. Baha SürelsanGüfte: Bedri Ziyâ AktunaAcem Aşiran şarkı(Tavsiye; Umut Akyürek'ten dinleyiniz... Subutay)
laf-ı güzaf Üye
Üyelik: 2006-08-11 Herkese açık mesaj: 3
#171305
Ben Mevlana'nın ney'i,bilinmezin nefesi Ben,zalime bir kırbaç,mazlumun haklı sesi Ben manadan feyz alan, halka satan bir memur Ben 'gedalar sultanı',var mı daha ötesi? Ben şerha şerha yanan gönüller meşalesi.... alıntıdır...
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171405
Hakim Beğ Gene tehir etme üç ay öteye Bu dava dedemden kaldı hâkim beğ. Otuz yıl da babam düştü ardına Siz sağ olun, o da öldü hâkim beğ. Kırk yıl önce; yani babam ölünce Kadılıklar hâkimliğe dönünce Mirasçılar tarla, takım bölünce İrezillik beni buldu hâkim beğ. Yaşım yetmiş iki, usandım gel-git Bini buldu burda yediğim zılgıt Eğer diyeceksen: 'bana ne, öl git! Oğlumun bir oğlu oldu hâkim beğ. Sekiz evlek tarla, bir geverlik su Yüz yılda höküme bağlanmaz mı bu? Kazanmasam da hu, kazansam da hu! Canım ta burnuma geldi hâkim beğ. Keşife-meşife, damgaya, harc'a Kanımız kurudu harca da, harca.. Sayenizde avukatlar yıllarca, Fakiri yoldu da yoldu hâkim beğ. Mübaşir itekler, kâtip zavırlar Değişti bizde de göya devirler Yüz yıl önce adam yiyen gâvurlar Tapucuyu aya saldı hâkim beğ. Kabahat sizde mi, kanunlarda mı? Şaşırdım billâhi yolu yordamı.. Kızma sözlerime alam kadanı Sıkıntıdan içim doldu hâkim beğ. Mülkün temeliydi adalet hani? ... Bizim hak temelde saklı mı yani? Çıkartıp ta versen kim olur mâni? Yoksa hırsızlar mı çaldı hâkim beğ? ! Hem davacı pişman, hem de davalı.. Bu yolda tükettik çulu, çuvalı. 'Sabret makamı'ndan çalma kavalı, Sürüler ekine daldı hâkim beğ. Vur Emri(sh.247)
Abdurrahim Karakoç
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#171450
Göz Dostu/Gönül Misafiri Ormanlarda yuvasını yitiren Bir kuş görsem, sen gelirsin aklıma. Beni alıp uzaklara götüren Bir düş görsem, sen gelirsin aklıma. Gönlüm viranedir yıkılmış, yanmış Hayâl mermerinde hatıram donmuş Asırlar öncesi duvara konmuş Bir taş görsem, sen gelirsin aklıma. Toprakta ağacın her hâli güzel Gölgesi, meyvesi, hem dalı güzel Nerede ne zaman faydalı, güzel Bir iş görsem, sen gelirsin aklıma. Açılmış çiçektir her gülen dudak Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak Bir dostluk bakışı, bir gülen dudak Bir diş görsem, sen gelirsin aklıma. Yüreğinde deli taylar eşinen Gam ilinden dert iline taşınan Altmış yıl yaşayıp, bin yıl düşünen Bir baş görsem, sen gelirsin aklıma. Beşinci Mevsim(sh.86)
Abdurrahim Karakoç
cuma bulut Üye
Üyelik: 2007-01-16 Herkese açık mesaj: 25
#171512
düşün! bitecek ansızın nefes alıp verişin. tövbelerin için kalmıyacak bir ikinci seferin. gelmez mi samıştın ki ölüm? gelipte gitmeyeni mi gördün? yaşadığın yıllara sor nasıl geçmişler. uzuvlarına güvenme doğruyu söyleyecekler. dünya’da her ağladığında koştuğun anan kaçacak senden sen de ondan. şaka yaptım çalmadı, henüz kapını sadece düşün acı çektirdiğin insanları. ALLAH’ın affetmediği kul hâkkını alıpta, verme, kıyamet günü sevaplarını!
cuma bulut Üye
Üyelik: 2007-01-16 Herkese açık mesaj: 25
#171514
fikirlerimden uzaklaş senden arta kalan zaman kırıntılarımın peşine düşme. kafatasım içinde büyüyen gözbebeklerime körlüğü bırak. bedenimde ki varoluşun simgesi yüreğime gururla durmayı bırak. bırak git ki artık; kaybolan geçmişimi gömeyim. tutunmaya çalışayım en azından. sensiz gelecekten bir dala. Sevginin bedeli bu kadar mı ağır. sevgının bedeli yasamak ıcın katlanmak gerek sitemize gelsin
ziya_eren27 Üye
Üyelik: 2007-08-04 Herkese açık mesaj: 1.287
#171593
Kelimeler bir bir bogazimda Bazen anlamini yitirmis sözcükler dönüyor kafamda Anlam yüklemek anlamsiz geliyor bazen Kiziyorum kendime... Oysa o kadar masumlar ki Kabul edemiyorum bu caresizligi Kabul edemiyorum bu serzenisi Kurtulayim derken bu nefessizlikten Boguluyorum yine.. Aslinda bir seven degildi kaybettigin Iyi bir dosttu heran yüregiyle yaninda olan Iyi bir arkadasti bazen Kötü gününde yaninda Iyi gününde hep arkanda olan... Cok sey istemedik aslinda hayattan Bir yudum sevgi, sefkatli bir dost Bazen omzuna basimizi yaslayacak birini... Aslinda beklentilerde farkliydi bazen Göz bebeginde görmek istedigim bendim Sicak nefesinde icine cektigin ben Uzanan ellerini tutan yine ben Seninle baslayip yine seninle biten... Aslinda kaybeden ne sendin ne de ben Kaybeden teksey sevgiydi Henüz yeni filizlenen.... Kimi seviyorum zanneder Söyler haykirarak Kimi kalbinde yasar Ölene dek!!! Seviyorum zannedip Haykirmaktansa Gömerim kalbime yasarim Ölene dek!!! Gül desende gülemem artik Bu yaziyi silemem artik Gözlerim sende de kalsa Geri dönüp bakmam artik Bu kaderi kendim cizdim Bu sonuda ben hakettim Hic kimseye yok sitemim Gönülden sevdim, sevgilere elveda...
dilruba Üye
Üyelik: 2007-08-03 Herkese açık mesaj: 257
#171715
Misafir / Asaf Halet Çelebi sana bakarak bütün yüzleri unutmak kendimden ve arap saçı olmuş bir sürü hikayelerden bıkarak sana misafir geliyorum denizlerin sesi içinde ve gündüz güneşlerinde şaşırmış sana misafir geliyorum biraz daha uykuya yakın biraz daha dalgın biraz daha başka şeylerden uzak
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#172193
SAKIN TERK-İ EDEBDEN Nâbî, 1678 senesinde sultandan izin alarak, hacca gitmek için yola çıktı. Hac kâfilesi Osmanlı devlet ricâlinden meydana geliyordu. Hicaz yollarında, Peygamber efendimizin aşkından dolayı, Yûsuf Nâbî hiç uyumadı. Medîne'ye yaklaştıkları bir gece, kâfiledeki bir devlet büyüğünün ayaklarını kıbleye doğru uzatarak uyuduğunu gören Nâbî, yetkiliyi uyandıracak bir sesle şu nâtı söyledi. Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ'dır bu! Nazargâh-i ilâhîdir, Makâm-ı Mustafâ'dır bu. Habîb-i Kibriyânın hâb-gâhıdır fazîletde, Tefevvuk-kerde-i arş-ı cenâb-ı Kibriyâ'dır bu. Bu hâkin pertevinden oldu deycûr-i âdem zâil, İmâdın açdı mevcûdât dü çeşmin tûtiyâdır bu. Felekde mâh-ı nev Bâb'üs-Selâmın sîne-çâkidir, Bunun kandîli cevzâ Matla-ı nûr-i ziyâdır bu. Mürâât-ı edeb şartıyla gir Nâbî bu dergâha, Metâf-ı kudsiyâdır bûse-gâh-ı enbiyâdır bu. Nâtın açıklaması şöyledir: "Edebi terketmekten sakın! Zîrâ burası Allahü teâlânın sevgilisi olan Peygamber efendimizin bulunduğu yerdir. Bu yer, Hak teâlânın nazar evi, Resûl-i ekremin makâmıdır. Burası Cenâb-ı Hakk'ın sevgilisinin istirahat ettikleri yerdir. Fazîlet yönünden düşünülürse, Allahü teâlânın arşının en üstündedir. Bu mübârek yerin mukaddes toprağının parlaklığından yokluk karanlıkları sona erdi. Yaradılmışlar, iki gözünü körlükten açtı. Zîrâ burası kör gözlere şifâ veren sürmedir. Gökyüzündeki yeni ay, O'nun kapısının yüreği yaralı âşığıdır. Gökyüzündeki oğlak yıldızı bile O peygamberin nûrundan doğmaktadır. Ey Nâbî, bu dergâha edebin şartlarına riâyet ederek gir. Zîrâ burası, büyük meleklerin etrâfında pervâne olduğu ve peygamberlerin hürmetle eğilerek öptüğü tavaf yeridir." O yüksek rütbeli kişi, bu mısrâların ne mânâya geldiğini anladı. Hemen ayaklarını toplayarak doğruldu ve; "Ne zaman yazdın bunu? Senden ve benden başka duyan oldu mu?" dedi. Yûsuf Nâbî de; "Daha önceden söylememiştim. Şu anda sizi bu durumda uzanmış görünce elimde olmayarak yüksek sesle söylemeye başladım. İkimizden başka bilen yok." dedi. Bu sözler üzerine o kişi, rahat bir nefes alarak; "Mâdem ki bu şiiri burada söyledin, burada kalsın. İkimizden başkası duyarsa, senin için iyi olmaz." diye ikâz etti. Yûsuf Nâbî hiç ses çıkarmadı. Kâfile yoluna devâm ederek sabah ezânına yakın Mescid-i Nebî'ye vardı. Mescid-i Nebî'deki minârelerden müezzinler Ezân-ı Muhammedî'den evvel Nâbî'nin, "Sakın terk-i edebden..." diye başlayan nâtını okuyorlardı. Nâbî ve o yüksek rütbeli kişi hayretten dona kaldılar. Sabah namazını kıldıktan sonra, Nâbî ve öbür zât namaz kıldıkları câminin müezzinini buldular. Nâbî, müezzine; "Allah aşkına,Peygamber aşkına ne olursun söyle! Ezândan önce okuduğun nâtı kimden, nereden ve nasıl öğrendin?" diye sordu. Müezzin gâyet sâkin bir şekilde şu cevâbı verdi: "Resûl-i ekrem bu geceMescid-i Nebî'deki bütün müezzinlerin rüyâsını şereflendirerek buyurdu ki: "Ümmetimden Nâbî isimli biri beni ziyârete geliyor. Bana olan aşkı her şeyin üstündedir. Bugün sabah ezânından önce, onun benim için söylediği bu şiiri okuyarak, Medîne'ye girişini kutlayın." Biz de Resûlullah efendimizin emirlerini yerine getirdik." Nâbî ağlayarak; "Sâhiden Nâbî mi dedi? O iki cihânın Peygamberi, Nâbî gibi bir zavallıyı ve günahkârı, ümmetinden saymak lütfunu gösterdi mi?" dedi. "Evet" cevâbını alınca da, sevincinden kendinden geçti.
secretgarden Üye
Üyelik: 2008-10-13 Herkese açık mesaj: 2.325
#172207
deli dolu geçtik ateş hatlarından sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde sevdikçe korktum korktukça daha çok sevdim er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum neden sonra farkına varıyor insan ayağına takılan bütün taşları yoluna kendi döşediğinin senin yarınlara inancın benden yüklüydü daha cesaretliydin planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar er geç açacaktı biliyordun deli sevdalı çocuk ruhumun nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında bir sonsuzluk buldun kendine ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza sonra birden yeşil bir kentte ılık bir yaz gecesine astın beni sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi ödedim cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü son sözün ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim anılar kemirdi yüreğimi felç oldu hislerim zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden tek bir saniye bile süzülmüyordu ters çevirmeye cesaretim yoktu çünkü yeniden başlayacak bir hayatın korkağı olmuştum aşkların sonrasında hüzün vardır ya sen hüznü boğarsın ya da hüzün seni boğar ama birisi kanatlarını kırarsa eğer yaralı kuş rolüne soyunacağına yürümeyi denemelisin hayata dönmelisin bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü ve sonunu infaz ediyordu içimde o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer ölen ben olurdum o gece hayatın lekesiz bir anında seni intihar ettim şimdi katil benim artık güncemde bir boşluksun yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun ve sana ait sandığım her şeyin aslında benim olduğunu öğreniyorum hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin kendimi keşfettikçe seni kaybediyorum ve ufkuma sensizliği korkusuzca geriyorum K.Tazeoğlu
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#172573
Köroğlu'na Mektup Benden selâm olsun Koç Köroğlu’na Şimdi devir başka, zaman değişti. Karga konar kır atların beline Arpa bulunmuyor, saman değişti. Gayri ne Kenan var, ne Demircioğlu Tarihe karıştı, Ayvaz’la Hoylu Herkes Bolu Beyi, her taraf Bolu Yiğitlik kalmadı, insan değişti. Sır tutmuyor suya giden testiler Kılınçları müzelere astılar Çamlıbel’in çamlarını kestiler Dağlar çıplak kaldı, orman değişti. Kale yoktur, ok atılmaz burçlardan İnsanoğlu yüksek uçar kuşlardan Boz tavşanlar haraç alır kurtlardan Erlik başkalaştı, meydan değişti. Kervan geçmez, uçurdular hanları Hile satar asrın bezirgânları Banka kurup biriktirdik kanları Dertler yenilendi, derman değişti. Günden güne küçülüyor Arz'ımız Şimdi ise Ay'a gitmek arzumuz Feza elbisesi diker terzimiz Gökleri fethettik, mekan değişti. Tad bozuldu, küp, kokutur turşular Haydutlara yatak oldu çarşılar Şişkin cüzdan bin belâyı karşılar Boynuzlar gürz oldu, kalkan değişti.

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim