Genç Muhabbet

ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...

fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#141449
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... DOĞMADAN ÖNCE Sormuşlar “ezelde aşk var mı? ” diye Ben kalpten vuruldum doğmadan önce. İster azap deyin ister hediye Meçhule sürüldüm doğmadan önce. Yılmadan ben bana beni anlattım Günahı tövbeyle yıkayıp attım Ebed kapısında ölümü taddım Kefene sarıldım doğmadan önce. Gönlüme sevdanın güneşi doğdu Şüphe iklimimi ışığa boğdu İlk yağmurum Kâlûbelâ’da yağdı Bulandım duruldum doğmadan önce. Sevdim, sevgiliye giden yol uzun Şerbetini içtim ateşin, buzun Bazen girdabına düştüm sonsuzun Çok öldüm-dirildim doğmadan önce. Duydum ki var varmış, yok yokmuş güya Gerçeği alt etti gördüğüm rüya Kendi kopyam imiş meğer şu dünya Düşündüm, yoruldum doğmadan önce. Ezelde, ebedde aşkı gördüm ben Mezarda, mabette aşkı gördüm ben Gazapta, rahmette aşkı gördüm ben Aşk ile karıldım doğmadan önce.
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#141469
Ne olur bu gece uykumu bölme Var git düşlerimden, var git bu akşam Tam unuttum derken aklıma düşme Var git hayalimden, var git bu akşam Yağmur istiyorsan gözyaşıma bak Yangın istiyorsan yüreğime bak Ne olursun beni benimle bırak Var git gözlerimden, var git bu akşam Nasıl unutulur böyle sevgiler Neler yaşamıştık bir düşün neler Her köşede durur senden gölgeler Var git gözlerimden, var git bu akşam Aldığım her nefes seni fısıldar Gelir ta kalbimden vurur şarkılar Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar Var git anılardan, var git bu akşam ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Gözlerin bir kilit vurdu gönlüme Senden başkasını hiç sevemem Ne engeller koydu kader önüme Yine de ben senden vazgeçemem Aşkın ateş oldu kahrolmam için Hasret kurşun oldu vurulmam için Günler asır oldu yıkılmam için Yine de ben senden vazgeçemedim Ne büyük bir aşktın anlatamadım Kimler gelip geçti unutamadım Uğrunda mevsimler yıllar harcadım Yine de ben senden vazgeçemedim. ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... O seni düşünmek yok mu Geceler dolusu seni düşünmek Sarılmak karanlıklara sen diye Sen diye kucaklamak yorganı okşamak, öpmek O seni beklemek yok mu Her gün sabahlara dek uykusuz beklemek Ahh, ayak sesleri, kapı gıcırtıları bilemezsin Bir defa yaşamaktır o, bin defa ölmek O seni özlemek yok mu Saçlarını, ellerini, dudaklarını özlemek Uzun uzun gözgöze gelmek seninle Seninle bir olmak, beraber olmak, sevişmek O seni gizlemek yok mu Kuşlardan, çiçeklerden bile kıskanıp gizlemek Seni saklamak içimde delice, divanece Öylece yaşamak seni, öylece sevmek Ve seni kaybetmek yok mu Bulduktan sonra seni kaybetmek İşte o beni yakan, yıkan, solduran Ses versem de duyamazsın artık Yüreğimde kan, gözlerimde kan, dudaklarımda kan Ellerim titredi veda ederken Yalvarıp "dur gitme" diyesim geldi Sen gittin karardı gözümde dünya O anda orada ölesim geldi! ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#141471
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne. ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar... ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Bir daha dünyaya gelsem Yine seni severdim Beni üzesin diye Beni deli divane edesin diye ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Seni görmediğim günler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse İşte öyleyim... ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Gözleri namuslu namuslu parlar insanların Gökyüzü inadına mavi Yaşamak inadına güzel Bu şehirde sen varsan... ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin Senin yüzünden bu delicesine içmeler ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Dayanmak zor yalnızlığına akşamların Unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi Ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde Her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
miksam1988 Üye
Üyelik: 2007-04-02 Herkese açık mesaj: 5.469
#141478
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Şöyle bir baktım geçen zamana Ettiğimiz yeminler verdiğimiz sözler Yalanmıydı yoksa hayalmiydi herşey Mutluluk bize oyunmu oynadı Alışmışken birbirimize zaman istedin ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Neydi ikimizi ayrılmaya sürükleyen şey Umutlarımız hayallerimiz böylemi bitecekti Rahat bırakmayan şey neydi AŞKIMIZI ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA...
blackcat Üye
Üyelik: 2008-01-09 Herkese açık mesaj: 72
#141506
hep yarım cümle dilimde hep yarım kalan bir cümle bir salkım asma üzümünden bahsedecekken nedense doluyor gözlerim,anlayamıyorum boğazımda bir düğüm,ağlayamıyorum birden donakalıyorum tam gülecekken dilimde hep yarım kalan bir cümle neden hayat çekilmez oldu sen gidince dilimde hep yarım kalan bir cümle nar ağacının zerafetinden bahsedecekken hazan mevsim vuruyor,dökülüyor yaprağım oysa tam baharla sevişecekken bir çöl gibi bereketsiz olur toprağım dilimde hep yarım kalan bir cümle yüzümü yırtarım tırnağımla elimle dilimde hep yarım kalan bir cümle en delişmen çağımdan bahsedecekken aklıma düşüyor saçımdaki aklarım taşı sıkıp suyunu çıkaracakken adeta oturmuş ölümü bekliyorum dilimde hep yarım kalan bir cümle anladım,söyleyemeyeceğim bunu dilimle belki söylerim bir gün, çilem bitince cengiz kılıçparlar
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#141507
HAKK'IN KANDİLİNDE GİZLİ SIR İDİM Hakk'ın kandilinde gizli sır idim Anamın beline indirdin beni Ak mürekkep idim, kızıl kan ettin Türlü irenklere yandırdın beni Anamın karnında ben neler gördüm Yedi derya geçtim, ummana daldım Dokuz aylık yoldan sefere geldim Bir kapısız hana indirdin beni Ben de bildim şu dünyaya geldiğim Tuzlandım da çapıtlara belendim Bir zaman da beşiklerde eğlendim Anamın sütüne kandırdın beni Beş yaşında akıl geldi başıma On yaşında gider oldum işime Varıp ta değince on beş yaşıma Bir kuru sevdaya yeldirdin beni On beş yaşadım, yirmiye yol oldu Otuzunda çevre yanım göl oldu Kırk yaşadım, hayrım, şerrim bell'oldu Hayrımı, şerrimi bildirdin bana Ellisinde yaşım yarısın geçti Altmışında yoluna yokuş düştü Yetmişinde biraz tebdilim şaştı Mertebe mertebe indirdin beni Sekseninde beratçığım yazıldı Doksanında kan damarım üzüldü Yüz yaşında azalarım çözüldü Bir sabi masuma döndürdün beni Karac'oğlan der ki, yaktın yandırdın Ecel şarabın verdin kandırdın Emreyledin Azrail'i gönderdin Hiç de doğmamışa döndürdün beni
Subutay Üye
Üyelik: 2003-02-25 Herkese açık mesaj: 2.345
#141669
Abi bu şiir bana Celal Güzelses'in Yaş Destanı'nı hatırlattı. Yaşı genç olsa da insan okuyunca hüzünleniyor... bir güzel ki on yaşına girince gonca güldür de henüz açılır on birinde gonca diye koklarlar on ikide elma deyip saklarlar on üçünde cevr-ü cefa çekerler on dördünde hamre şekere benzer (ah) on beşinde güzelliğin çağıdır on altı da gören aklın dağıtır on yedide göğsü cennet bağıdır uzanır kameti selviye benzer (ah) on sekizde hem artırır zarını on dokuzda terk eylemiş arını yirmisinde gözdedir şu karını zincirlerden kopmuş aslana benzer (ah) yirmi beşte bıyıkları burulur otuzunda akan sular durulur otuz beşte günahları sorulur yalana karışmış irfana benzer (ah) kırk yaşında gazel dökülür bağlar kırk beşinde günahlarına ağlar ellisinde insanlara bel benzer dağ başına çökmüş dumana benzer (ah) elli beşte sızı iner dizine altmışında duman çöker gözüne altmış beşte hiç bakılmaz yüzüne ahreti gözetir süphana benzer altmış beşten sonra beller bükülür bütün damarlardan kanlar çekilir gel gel diye toprak çağırır geldi geçti yalana benzer
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#141676
Çok teşekkür güzel bir paylaşım.Selamlar
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#142587
BEŞİNCİ MEVSİM Düştü can evime dördüncü cemre Dünyayı üçüncü gözümle gördüm. Dörtyüz seksenbeş gün çekti bir sene Onaltıncı aya takvimsiz girdim. Aynalara baktım korku gösterdi Saatler her sabah kırkı gösterdi Namlular, nişanlar Türk'ü gösterdi Hayatım boyunca hedefte durdum. Gül sundum yediler, koklamadılar Armağan can verdim saklamadılar Gittim... gelir diye beklemediler Kaybolan gölgemi yollara sordum. Getirdim yanıma ay'ı bir karış Ölçtüm ki dağların boyu bir karış Şehiri bir adım, köyü bir karış Damlada denizdir en küçük derdim. Savurdum, eledim, seçtim zamanı Yaprak, yaprak tel tel açtım zamanı Haftada üç asır geçtim zamanı Nerye gittimse zamansız vardım. Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim Yazık, kuklalara sığmadı sesim Yaşadığım şimdi beşinci mevsim Çağın çilesini sırtıma sardım Abdurrahim Karakoç
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#142742
Yalvarış Ya Rab bu hasrete can dayanmıyor; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Her adımda bir engel var, salmıyor, Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Mümkün mü bu yolda maksuda ermek? Mümkün mü sılada dost yüzü görmek? Âşıka ar gelir geriye dönmek; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Çekilmez bir şelek vurdun arkama; Şaşırdım yollarda kaldım, akşama. Umudum her zaman bakidir amma, Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Sevip sevilmemek varsa kaderde, Hangi doktor ilaç verir bu derde? Hastayım, susuzum gurbet illerde; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Ey hanlar hanını halkeden Hancı! Bir yudum aşkınla doğdu bu sancı. Ey fakir ekmeği, Mümin inancı! Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#142781
Aramızdaki Fark Sen dünden gelirsin, ben yarından gelirim Doğmadık bebekler diyarından gelirim. Sen müebbet inkârda kılmışsın kararı Ben Kalubelâ’nın ikrarından gelirim a.karakoç
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#142782
Askere Mektup Aziz dostum,sen bu ilden gideli, Sekiz mevsim geldi-geçti duydun mu? Gine kar koymadı baharın yeli, Şeftaliler çiçek açtı duydun mu? Memiklerin Iraz için Kel Durdu, Sinan oğlu Muharrem’i öldürdü Keş Ahmet bayram da namaz kıldırdı; Kerim Ağa köyden göçtü duydun mu? Çavuşların yumuk gözlü Tahir’i Kahve yaptı kırk senelik ahırı, Erkek Fatma, Dişi çürük Mahir’i Güpegündüz aldı kaçtı duydun mu? Ala-kardır Binboğa’nın yücesi.. Asker oldu Halime’nin kocası.. Sazlıköy’ün ilerici hocası Minarede şarap içti duydun mu? Dikkat eyle; anlam çıkar sözüm den; Bir hızarcı geldi Mercanözü’nden İpsiz Mustafa’nın tek boynuzundan On altı çift tahta biçti duydun mu? Kenan’ların sarı saçlı Reşad’ı On çocuğun anasını boşadı, Sultan serbest kaldı, sarhoş yaşadı, Hürriyeti yeni seçti duydun mu? On iki gün önce yaptık bir seçim, Tekgöz murdar öldü partisi için. Nasreddin Hoca’nın dediği biçim; ”Dünyayı yanlışsız ölçtü(!) ” duydun mu? Daha bunlar bildiğimin yarısı, Gelecek mektuba kalsın gerisi. Bu yıl KARAKOÇ’un gönül arısı Çiçekten çiçeğe uçtu duydun mu? Vur Emri(sh.177)
Abdurrahim Karakoç
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#142806
Girdapta Bir Can Yad elden yanıma çağırdım seni Gelmek istiyorsun, bırakmıyorlar. Rüyada, mektupta, albümde beni Bulmak istiyorsun, bırakmıyorlar. Umutlar hayaldir, acılar gerçek Çileye mahkûmsun, kim ne bilecek Ya bir kuru selâm, ya bir top çicek Salmak istiyorsun, bırakmıyorlar. Otuz yıl ağladın hep yana yana 'Yeter, yazık' diyen olmadı sana Vefasız dostluğa, kalleş zamana Gülmek istiyorsun, bırakmıyorlar. 'Çalış' derler, ayak bağlı, el bağlı 'Konuş' derler, dudak bağlı, dil bağlı 'Kalk git' derler, kapı bağlı, yol bağlı Kalmak istiyorsun, bırakmıyorlar. Aydınlık ararsın her gün, her yerde Çekerler önüne yedi kat perde Zulüm kimden gelir, adalet nerde? Bilmek istiyorsun, bırakmıyorlar. Yıllar boyu uykuların bölündü Uçacakken kanatların yolundu Hayat hakkın vardı, elden alındı Ölmek istiyorsun, bırakmıyorlar.
firaset Üye
Üyelik: 2005-09-09 Herkese açık mesaj: 148
#143002
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... SEVELİM SEVİLELİM Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez Onu sen senden iste, o senden ayrı olmaz Dünyaya gelen geçer, bir bir şerbetin içer Bu bir köprüdür geçer, Cahiller onu bilmez *** *** Gelin tanış olalım, işin kolayın tutalım Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz Yunus sözün anlar isen, mani´sini dinler isen Sana iyi dirlik gerek, bunda kimseler kalmaz
ottomanempire Üye
Üyelik: 2006-07-29 Herkese açık mesaj: 942
#143359
Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken aksam kizilligina Ekmegi bölerken Yalnizsam yillar nasil geçmisse aradan Unutmak kolay sanmissa sarkilar Siirler yalan yazmissa ayriligi Kör olsun sözlerim, unuttuysam adini An gibi aklimdasin Gelir geçer gemiler Belki sende geçersin diye Bir kumru konar her sabah pencereye Bir miladi tasir gece bir yildiz Soguk olur, üsürsün ya adamakilli Hani sarilirsin kendine Hani aklin karisir Bu bir divaneliktir gönül aha alisir Ömrüm bitse ne çikar Can gibi aklimdasin Gündür bu geçer gider Belki bir sey kalmaz sanirsin Yani bir sabah uyandiginda Ne hayatin tortusu ne kokusu alismisligin Her sey baska olacaktir Baska bir otobüs baska bir gazete Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adin ne sanin Bir safak vakti açinca gözlerini Bir merhabayla Yeniden kurulacak dünya Ve sen her safak Nan gibi aklimdasin Bazen bir sey geçer içinden insanin En ücra yerlerinden cesaret gibi bir sey Ne olacak iste kömür yanmiyorsa eskisi kadar güzel Fasulyenin tadi yoksa Sarkilar yakmiyorsa içini Sadri Alisik öyle güzel aglamiyorsa Asik olmayi beceremiyorsa Izzet Günay Mahallenin en güzel kizina Denizin tuzu Yalnizligin bahanesi yoksa bir biçak saplaninca yüreginin tam ortasina zannetmeki ölmek zor ölmek kolay kolay da kan gibi aklimdasin bu da geçer her sabah kanayacak degil ya bakarsin taze ekmek çikarir kösedeki firin biraz da helvasi bizim bakkalin senden ayirdigim üç bes zeytin otururum sofraya her lokmada geçer acisi belki birakilmisligin bende unuturum nasil unutulursa sana susuzlugum ve nasil becerdiysem kahrolmayi öyle unuturum ekmek gibi nan gibi aklimdasin Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken aksam kizilligina Ekmegi bölerken Yalnizsam yillar nasil geçmisse aradan Unutmak kolay sanmissa sarkilar Siirler yalan yazmissa ayriligi Kör olsun sözlerim, unuttuysam adini An gibi aklimdasin An gibi aklimdasin aklimdasin... İbrahim Sadri
Mustafa Bilici Üye
Üyelik: 2006-02-18 Herkese açık mesaj: 2.407
#143367
çok güzel ve çok sevdiğim bir şiir teşekkürler paylaşım için...
kartal yuvası Üye
Üyelik: 2008-03-15 Herkese açık mesaj: 151
#143392
(= insan sevince=) hayat be dostum vaz geçmemek lazım elbette ki ağlamak ta gülmek te gerek ilk görüşte aşık olmak mı?yoksa aşık olduğunu gizlemek mi? ikisi arasında kaldığı zaman ne yapar insan? ya sevğisini içinde bir sır olarak yaşamak zorunda kalırsa insan ne yapar bilmiyorum. apansızca çekip ğitmekten başka hiç bir şey gelmez elimizden kendimizi bazen yanlızlığa bazanda sessizliğe mahkum ederiz kimsenin olmadığı bir yerleri arar olur gözlerimiz,karanlıkta yürümeyi yağmurlu ğünlerde ağlamayı isteriz. kimseler göz yaşlarımızı ğörmesin diye. kendimizi hatıralara ,geçmişte yaşanmış;bir takım olaylara gömeriz. ta ki mutluluğu yakalyıncaya kadar çırpınırız.ve kalbimizi fetheden o mükemmel kişinin ellerini tutuncaya kadar ,hep yanlızızdır. insan sevince hiç bişey görmez gözler.kalp farklı çarpar. beyin farklı düşünür.gözler farklı bakar insan sevince. beste=m.telli arkadaşlar kusura bakmayın ancak bu geldi elimden ben ne şairim nede edebiyatçıyım.sadece içimden geleni yazmaya çalıştım kusur varsa affola.
firaset Üye
Üyelik: 2005-09-09 Herkese açık mesaj: 148
#143396
"Sevmek bir yerdeki sabah galiba Beni bir türlü oraya götürmediler'' Yüreğine sağlık çok güzel bir şiir devamının gelmesini isterdim. Sağ olasın (Zaten ben şairim ben edebiyatçıyım diyen bence olgunlaşmamış kişilerdir{ama hepsi değil bir çoğu} mutavazi insanlar genelde gerçek şair ve edebiyatçılardır fikrimce)
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#143773
Gözlerinin seherinde doğar güneşim Ne zaman baksam gözlerine Tan kızılına boyanır yüreğimdeki sevda ateşim Harlanır içimin sen yangını Ben yandıkça her solukta Nefesimin sıcaklığına karışıp savrulur küllerim Gözlerinin baharına düşer cemrelerim Ne zaman baksam sana Yüreğimde boy verir sevda filizlerim Coşar içimin sen baharı Sen düştükçe havama,suyuma,toprağıma Cana gelir misk-i saadet çiçeklerim Gözlerinin renginde yazılıdır kaderim Ne zaman baksam gözlerine Cennet yeşili bir huzura gark olur geleceğim Belirir içimin sen yazgısı Sen oldukça zümrüt bakışlarınla ömrümde Nurlarla dolar dünüm,bugünüm,ecelim Gözlerinin yokluğunda üşütür zemherim Ne zaman bakamasam gözlerine Titrer sana söylediğim sevda cümlelerim Yakar içimin sen ayazı Sen ısıtmadıkça güneş gözlerinle Buz keser ömrüm,yüreğim ,tüm benliğim...
firaset Üye
Üyelik: 2005-09-09 Herkese açık mesaj: 148
#143869
Ben baktım, ben sevdim ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Sevgi denildiğinde hep ikinci biri daha, bir başka nesne düşünülür nedense… Sevgi gerçekte nedir? Sevgi nereden gelir nereye gider? Ne kadar gerçektir? Sevgiyi uzun yıllar birilerinin gölgesinde aradım, ve yine birilerinin gölgesine sığındım sevgiyle özdeşleştirerek. Önce anneden başladı bu serüven, annemin beni görmesi, beni fark etmesi, bana sevgiyle bakmasıydı sevmek. Bu sevmek denilen şey öyle her zaman olmuyordu, her zaman hissedemiyordum ve varlığından da emin olamıyordum. Derken aile içerisinde annem-babam-kardeşlerim arasında sonu gelmez bir kovalamaca başladı, beni sevdi yaşasın ben de onu seviyorum. Böylece öğrendik sevgiyi, birilerinin bizi fark etmesiydi sevgi, sonra vaktini paylaşması, sonra ilgisini paylaşması ve bu da yetmedi kendini paylaşmasını bekledim. Bu nasıl bir sevgidir diye zamanla kafam karıştı. Bu benim karşımdakini sevmem mi karşımdakinin beni sevmesi mi? Eğer benim onu sevmemse neden onun beni sevmesini tarif ediyor beklentiler? Bu noktada sevgiyi kendi içimde sorgulamaya başladım, ben seveceksem kaynağı da ben olmalıydım ve ben sevmeliydim, ama bu bir türlü gerçekleşemiyordu. Sevmek nedir bilmiyordum, ama sevgi beklemeyi biliyordum. Bir gün kendime sıkı sıkı sarıldım, içten ve hoş gören tarafımla kendimi kabullendim ve kendimi seviyorum dedim. İşte burada başladı gerçek sevginin gerçek anlamını kavrama yolculuğu. Kendimden bir beklentim yoktu, kendime bir tavizim yoktu, hoş görmediğim yanlarım da vardı ama kendimi seviyordum, sadece kendim olduğum için. Nefes alışımı seviyordum, gözümü kırpabilmeyi, işittiğim seslerden kelimeler, cümleler çıkarabilmeyi, tenimi seviyordum, sıcaklığı da serinliği de hissedebiliyordu. Böyle kendime sevgi doluyken yollara koyuldum, ağaçları sevdim, kuşları sevdim; gökyüzündeki buluta göz kırptım, güneşe selam verdim. Ve onları da seviyorum dedim, sadece orda oldukları için. Sonra yaşantımın içine aldığım insanları sevdim, evet sadece sevdim, kendimi sevdiğim gibi sevdim. Çünkü gözlerim aslında diğer insanları kendimi gördüğüm gibi görüyordu, gönlüm gönülleri kendimi sevdiğim gibi seviyordu. Her bakışımda bir ayna vardı sanki ve aynaya bakıyordum. Aynada kendimi sevdiğim için diğer suretleri de birlikte seviyordum. O zaman ben de çokca seviliyordum. Ben de aynadan onlara sevgi yansıtabiliyordum. Bu çok basit sistemdi aslında… Ben baktım, ben sevdim. Sevgi hep çok yakınımızda, çok içerimizde önce ordan başlayabilirsek sevgiyi yaşamaya; o zaman sevgi tüm yaşantımızda
kartal yuvası Üye
Üyelik: 2008-03-15 Herkese açık mesaj: 151
#144085
ellerimi tutarmısın ellerim umutla uzanır oldu buğün . belki elimi tutarsın diye. gözlerim hüzünle yaş doldu bu ğün umudum kırılır gelmez sin diye. ne acılar umrumda, nede kederler. anılarım yok oldu nerde hayaller. hep bekleriz seni ben ve sahiller. belki sahilde el ele gezeriz diye. gurbet eller beni hep kucakladı. sevdalının gözleri beni bağladı yüzüm ğüldü ama yürek ağladı. seni sonkez görmeden ölürüm diye. aşıklar neden hep yanar oldu mecnunun gözleri çölde sel oldu. ferhat dağlarda beçare oldu. beni mecnun etmeden gel ne olur. bu garibin elini tutsan ne olur. ne olur kardeşler beni hoş ğörün susadım aşkıma çekilmez zulüm. bu ne ekmek tir nede bir öğün. elimi tutsaydı biterdi zulüm. m.telli
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#144217
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... NE SEN NE BEN SIMDI GERI DÖNÜSÜ OLMAYAN BIR YOLDAYIM ICIM HEP SENDEN YANA OLSADA ICIM HEP KAN AGLASADA BIR TARAFIM ASLA DER GIBI BÖLER BENI IKIYE AN GELIR HAYKIRMAK ISTERIM SENI DELI GİBİ SEVDİĞIMİ HALA UNUTAMADIGIMI AN GELIR YAPTIKLARIN GEÇER GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN FILM SERIDI GIBI SU AN NE YAPTIGINI BILMEM, DUYMAM, GÖRMEM SORARIM KENDIME BEN ONA BIR SEYLER YAZARKEN ACABA GELIR MIYIM AKLINA O DA BENIM GIBI ÇARELER ARAR MI HER TELEFON ÇALISINDA ICI ACIR MI BENZETIR MI BASKALARINI BANA BENIM ONU BENZETTIGIM GIBI ARTIK GERI DÖNÜS YOK BILIRIM EKSIKLIGINI HISSETSEMDE ÖZLEMEYI SAYENDE ÇOK IYI BILSEMDE UNUTMAK YERINE ISTEMEDEN, ÇARESIZCE KABULLENSEMDE BILIRIM ARTIK ÇOK GEÇ NE SEN DÖNEBILIRSIN GERI NE DE BEN GEL DIYEBILIRIM SANA......... .........seni seviyorum tek diyebildigim bu......
efsane Üye
Üyelik: 2007-10-06 Herkese açık mesaj: 518
#144222
ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Sen Sen : Çamlı dağlarda ağaran şafak... Sen : Duru gönüllerin nilüferisin Sen : Engin ovada sararan başak... Sen : Umut kaynağı, alınterisin Sen : Gökte yıldızsın, uykularda düş... Sen : Yeşil ekinsin sen beyaz gümüş.. Sen : Mavi denizsin sise bürünmüş... Sen : Sevda sırrının düğümlerisin Sen : Her güzelliğin canlı sergisi Sen : Kalb yarasının emin sargısı... Sen : Benim dileğim, Hakk'ın vergisi.. Sen : Gönlümde saplı aşk hançerisin Sen : Koyu gölgesin yaz sıcağında Sen : Olgun meyvesin dal kucağında Sen : Korsun, alevsin aşk ocağında Sen : Gadir Allah'ın şaheserisin Sen : Bensin gel gör ki ben sen değilim Sen : Benim düşünce ruhum ve dilim Sen : Benim gözlerim, ayağım, elim... Emin ol, sen bana benden berisin ....CANIMM BENİİMMMM
firaset Üye
Üyelik: 2005-09-09 Herkese açık mesaj: 148
#144330
GÜZEL Gelecek ŞİİR SEVER NİZİPLİLER BURAYA... Masumun savunmaya ihtiyacı yok, Dik dur, dik otur, ne bekliyorsun, Güzel uyku, temiz su, bir kalıp sabun, O gün uyanıp, yüzümü yıkayacağım. Bir gelecek var, güzel gelecek, Yüz yıl sonra tam bugün gelecek, En iyi kaçış vazifeyi yüklenmekmiş, Kim görür, kim görmez ben bilmiyorum. Bütün istediğim bir kalıp sabun, Kısa saç, temiz yüz, meleyen koyun, Karanlığı değil, aydınlığı kör edici, Birazı kalır bunların, çoğu gidici.
fsoyarik Üye
Üyelik: 2005-05-06 Herkese açık mesaj: 5.099
#144508
Köroğlu'na Mektup Benden selâm olsun Koç Köroğlu’na Şimdi devir başka, zaman değişti. Karga konar kır atların beline Arpa bulunmuyor, saman değişti. Gayri ne Kenan var, ne Demircioğlu Tarihe karıştı, Ayvaz’la Hoylu Herkes Bolu Beyi, her taraf Bolu Yiğitlik kalmadı, insan değişti. Sır tutmuyor suya giden testiler Kılınçları müzelere astılar Çamlıbel’in çamlarını kestiler Dağlar çıplak kaldı, orman değişti. Kale yoktur, ok atılmaz burçlardan İnsanoğlu yüksek uçar kuşlardan Boz tavşanlar haraç alır kurtlardan Erlik başkalaştı, meydan değişti. Kervan geçmez, uçurdular hanları Hile satar asrın bezirgânları Banka kurup biriktirdik kanları Dertler yenilendi, derman değişti. Günden güne küçülüyor Arz'ımız Şimdi ise Ay'a gitmek arzumuz Feza elbisesi diker terzimiz Gökleri fethettik, mekan değişti. Tad bozuldu, küp, kokutur turşular Haydutlara yatak oldu çarşılar Şişkin cüzdan bin belâyı karşılar Boynuzlar gürz oldu, kalkan değişti.
Abdurrahim Karakoç

Cevap yazmak için hesabınıza giriş yapın.

WhatsApp iletişim