İBADETLERİNİZİ BOŞA ÇIKARMAYIN..!
Namazlarımızda sıkça okuduğumuz kısa surelerden biri de Maun Suresi’dir. Bu surenin mealine bakarsanız, dördüncü ayetin “yazık o namaz kılanlara..” diye başladığını göreceksiniz. Rahmetinin gazabından çok çok engin olduğunu bildiğimiz Yüce Rabbimiz, kendine ibadet eden bir insanı neden böyle kınıyor olabilir?
İbadetlerimizin hedefi Allahu Tealâ’nın rızasını kazanmaktır. Ne var ki edebine riayet edilmeden yapılan ibadetlerin, bırakın O’nun rızasını kazandırmayı, yapanın yüzüne çarpılma ihtimali çok yüksek.
Maun Suresi’ndeki “yazık o namaz kılanlara!” kınamasına benzer bir ifadeyi Hz. Peygamber A.S. Efendimiz’in şu sözlerinde de görüyoruz:
“Nice oruç tutanlar vardır ki, tuttukları oruçtan ellerinde kalan sadece açlık ve susuzluktur. Nice gece ibadeti ile meşgul olanlar vardır ki, ellerinde kalan sadece yorgunluk ve uykusuzluktur. (İbn-i Mace, Darimî, Nesaî, Ahmed)
Çok ciddi bir ikaz ve kınamanın içi içe bulunduğu bu ifadeleri görünce insan sormadan edemiyor: Acaba biz, bu ayet ve hadis-i şerifte anlatılan gruba dahil olmaktan yeterince çekiniyor muyuz? Ya okuduğumuz Kur’an bize lanet ediyorsa ne yapacağız? Namazı bir tür sportif faaliyet veya alışkanlığa, orucu perhize, haccı turistik geziye, zikir meclislerini eğlenceye, zekâtı ticarete, hizmeti benlik davasına, cihadı cinayete, hakka daveti siyasete çevirdiysek, bu nasıl bir dindarlıktır? Amellerimizin muhasebesini yapmadıkça İslâm’ı yaşama ve yaşatma davasında en büyük yıkımı biz yapmış olmaz mıyız?
Bütün bunlardan sonra şunları düşünmek zorundayız:
“Senelerdir yapıp durduğumuz ibadetler, hayatımızda ve ahlâkımızda ne gibi değişiklik yaptı? Yoksa ibadeti adet haline mi getirdik?”
İbadetler birer emanettir
Yüce Rabbimiz müminleri şöyle uyarıyor: “Ey iman edenler! Allah’a ve Rasulü’ne hainlik yapmayın. Size emanet edilen şeylere de bilerek hiyanet etmeyin.” (Enfal, 277)
Büyük müfessir sahabi İbnu Abbas R.A. bu ayeti açıklarken, kullara emanet edilen şeyin Allahu Tealâ’nın yapılmasını farz kıldığı ameller olduğunu belirtiyor. Hiyaneti ise, amelleri gereği gibi yapmayıp zayi etmek şeklinde tefsir ediyor. (İbnu Kesir, Tefsiru Kur’ani’l-Azim)
Rasulullah A.S. Efendimiz, namazda rukû, secde ve kıraatını eksik yapan, namazın bölümlerinden çalan kimseyi “en kötü hırsız” olarak tanıtır. (Darimî, Malik, Ahmed)
NAMAZ KILINIŞ ŞEKİLLERİ
Resim kaynağı
Resim: 13 Tekbir.
Gözler secde yerine bakıyor. Ellerin içi kıbleye dönük, başparmak kulak yumuşağına değiyor. İki ayak birbirine paralel, ayaklar arasında 4 parmak sığacak kadar mesafe var.
Resim: 14 Tekbir.
Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs hizasında, parmak uçları omuz hizasını geçmiyor.
Resim: 15 Kıyam.
Gözler secde yerine bakıyor. Eller göbek altında bağlanmış vaziyette. Sağ elin küçük parmağıyla başparmak, sol elin bileğini halka gibi kavramış şekilde. İki ayak arası 4 parmak kadar açık ve birbirine paralel.
Resim kaynağı
Resim: 16 Kıyam.
Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs üstünde ve sağ el sol elin üzerinde.
Resim kaynağı
Resim: 17 Rükü.
Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile arka aynı hizada, sırt düz vaziyette ve yere paralel durumda. Bacak ve kollar gergin. Parmaklar açık, sıkıca dizkapaklarını kavramış vaziyette.
Resim kaynağı
Resim: 18 Rükü.
Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile sırt aynı hizada olmayıp, baş daha yukarda. Parmaklar, araları kapalı olarak hafiften dizkapakları üzerinde.
Resim kaynağı
Resim: 19 Secde.
Baş iki el arasında. Alın ve burun yere değiyor. Parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değmiyor ve vücuda yapışık değil. Karın, oyluklardan ayrı. Ayak parmakları kıbleye dönük, topuklar
Resim: 20 Secde.
Alın ve burun yere değiyor. Baş iki el arasında, parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değiyor ve vücuda yapışık," oyluklar da karna bitişik vaziyette. Ayakların üstü yere gelmiş şekilde ve her iki ayak sağa yatık.
Resim: 21 Ka'de.
Gözler oyluklara bakıyor. Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sol ayak yatık ve üzerinde oturulmuş. Sağ ayak dik ve başparmağı kıbleye dönük.
Resim kaynağı
Resim: 22 Ka'de.
Gözler oyluklara bakıyor Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde Her iki ayak sağa çıkarılmış, sol ayak üzerine değil, yere oturulmuş vaziyette
Resim: 23 Sağa Selam.
Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.
Resim: 24 Sağa Selam.
Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde.' Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.
Aynı şekilde sola da selam verilir böylece namaz tamamlanır.
yukarıda da görüldüğü gibi namaz esnasında kadın ve erkekler de değişen hususlar resimli bie biçimde gösterilmiştir.
aşk-ı muhabbet;118072 wrote:Sn. hasan hocam...
Şu an sizi kayseriden takip ediyorum.
Gerçekten güzel yazmışsınız. Katılmamak mümkün değil. sizi kutlarım. sevgiler.....
Sevgili aşk-ı muhabbet,kayseriye gideceğinize dair haberinizi almıştım zaten.ama her zaman olduğu gibi,nizibe olan aşkınız,ilgi ve alakanızın neticesidir ki,bizlerden kopamıyorsunuz.yani her an bizi takip etmektesiniz.uzaklardan gelen bu desteğiniz,bize pozitif yönde motivasyon sağlamaktadır.En kısa zaman da buluşmak dileğiyle,hayırlı çalışmalar...
SABAH NAMAZI VAKiT SEHER...
Ufukta günün kizil cicegi açmak üzere.
Vaktin rahmine sabahin nutfesi düstü az önce. Gecenin topraginda sakli isiktan tohumlar baslarini uzatiyor.
Simdi hatirla ki, sen de bir zamanlar yoklugun karanliginda yitiktin.
Unutulmusluk topragina gömülü bir tohumdun.
Kimsenin adini bilmedigi, hatirini saymadigi bir yetimdin.
Hatirla ki, unutulmusunun topraginda Rabbin seni unutmadi. Rabbin seni sahipsiz de brakmadi.
Rabbin seni yokluk gecesinden varliginin ufkuna eristirdi.
Taze bir bahar gibi gün yüzüne çikardi bedenini. Ete kemige bürüdü ruhunu.
Gülden tebessümler giydirdi yüzüne.
Simdi seher vakti. Göz kapaklarinin ardindan kaç. Gafletin gecesinden uyan. Aç gözlerini sehere.
Aç kalbini Rabbine. Uyan. Uyan, yan ve an seni hiç unutmayan Rabbini.
Günes ufukta yükselmeden, sen dualar ufkuna yüksel. Herkes unutsa bile seni unutmayan
Rabbini herkesin O'nu unuttugu anda ananlardan ol. Haydi kalk! Kalk ve miracina eslik et En Sevgilinin[asm].
Simdi sabah! Simdi sabah namazi vakti...
öGLE NAMAZI VAKiT öGLE
Gün ortasi. Dünya telasindasin. Isler yogun. Yarim kalmis nekadar is var! Sanki sensiz yürümüyor hiçbir sey. Sanki sen olmasan isler hep yarimm kalacak, belki hiç baslamayacak.
Ne kadar çok vazgeçilmezin var! Ne kadar vazgeçilmezsin!
Oysa dünya seni pek umursamiyor. Sessizce akip gitmede sonsuz uzayda..
Telaslarina inat uzakta bir kelebek yavas yavas kozasindan çikmada.
Ötelerde bir insan son nefesini vermekte sessizce.. Bir bebek ilk kez gülümsemekte annesine...
Vakit ögle... O kadar gürültü var ki ortalikta.. Kalbinin sesini duyamiyorsun bile.
Ruhunun sonsuza uzanan emellerine kör olmak üzeresin. Telaslarin arasindan siyril, ruhuna yer ayir.
Ebedî sükûnete hazirla kendini. Kalbini sonsuzluga bitistir. Alnini secdeye degdir.
Simdi ögle namazi vakti!
iKiNDi NAMAZI VAKiT iKiNDi
Gün ihtiyarladi. Günes solgun rengini birakiyor güller üstüne.
Zaman irmagi ikindinin caglayanindan dökülüyor simdi. Ayriligi söylüyor hece hece.
Hüzün renkli bulutlar sardii gögü.
Günesin saltanati bitmek üzere. Zevale dogru akiyor isiklar.
Hatirla ki, sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun. Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor.
Yüzünü bu dünyadan çevirmeye hazirliyorsun. Öbür kiyisindasin artik hayat nehrinin.
Bundan sonra vaadi yok sana zamanin. Yokus asagi akiyor kalbin.
Vakit ikindi. Kalbini kanatiyor kuru gül yapraklai. Tutunacak dal ariyor gibisin zamana karsi.
Zamanin hükmü agirlasiyor üzerinde. Gün daha kisa geliyor artik.
"Yemin olsun ki ikindi vaktine. Hüsrandadir insan." Simdi anliyorsun. Çünkü, yokus asagi akiyorsun.
Dalindan kopuyorsun. Hoyrat bir rüzgâr artik zaman. Geriye kalan ancak iman.
Simdi ikindi vakti. Secdeye koy alnini. Egil Zamanin Sahibinin önünde. O'na konus; DUAlarini fisilda.
Sonsuzluga tutun hece hece.
AKSAM NAMAZI VAKiT AKSAM
Gün ölmek üzere. Günes isiklarini topluyor esyanin üzerinden.
Kizilca kiyameti kopuyor dünyanin. Kara kefenini giyiniyor gün.
Gülün rengi soluyor, esyanin cezbesi yitiveriyor.
Hatirla ki, senin de aksamin olacak bir gün. Ömrünün isiklari solacak. Hayatinin perdesi çekilecek.
Senin de kiyametin kopacak.
Simdi aksam. Ölmeden önce bil ölecegini ki, yasatildigini farkedesin.
Herkesin senden uzaklasacagi ölüm anini hatirla ki, sen de simdi herkesten ve her seyden uzaklasip Rabbine yanasasin.
Seni sen yokken de bilen Rabbin, sen öldükten sonra da bilecek elbet..
Herkesin unuttugu yerde seni bir O hatirlayacak. Hatirini yalniz O bilecek. Sen de O'nu an simdi.
Simdi aksam namazi vakti...
YATSI NAMAZI VAKit YATSI
Gün çoktan öldü. Günes isiklarini topladi. Gece hükmediyor âleme.
Günesin saltanati bitti. Isiklar tükendi ufuklarda. Renkler ellerini çekti esyadan.
Gül soldu, gün soldu. Göge yöneldi gözler.
Hatirla ki, Sen de unutusun kara gecesine yuvarlanacaksin. Bir adin kalacak geriye.
Bir mezar tasin hatirlayacak belki Seni. Belki o da unutacak.
Simdi gece.. Sabaha çok var. Isik uzaklarda. Yoklugun gecesinde, adin bile unutulmusken,
kimden meded umarsin sor kendine? Kim Sana hayat vermisse, kurumus kemikleri toplayip dirilten de O elbette.
Söyle kendine. Söyle kendine ki, çoklarinin Seni unuttugu bu gece, Sen de herkesi unut,
O'nu hatirla. Söyle kendine ki, coklarinin isiklara kanip sahte renklerin kuyularina daldigi bu gece,
Rabbini an, Rabbine kan, Rabbine uyan.
Simdi yatsi zamani vakti. Senai Demirci